Lernen Sie, wie man fırça in einem Türkisch Satz verwendet. Über 11 handverlesene Beispiele.
Tom Mary'ye bütün gece boyunca dışarda kaldığı için fırça attı.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir fırça ile mutfak zeminini temizledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kotundaki kiri fırça ile temizledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir fırça aldı ve Mary'nin çiti boyamasına yardım etmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Nereden bir fırça satın alabilirim?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu fırça deve kılından yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sınavda kopya çekerken yakalandı ve ona fırça atıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye fırça çekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fırça yedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali fırça bıyıklıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kimden fırça yedi?
Translate from Türkisch to Englisch