Lernen Sie, wie man fırın in einem Türkisch Satz verwendet. Über 50 handverlesene Beispiele.
En yakın fırın nerede?
Translate from Türkisch to Englisch
Tutacak ya da fırın eldivenleri kullanmazsan ellerini yakarsın!
Translate from Türkisch to Englisch
Helen'in forumu bir veya iki fırın eldiveni kullanılıp kullanılmayacağı üzerine uzlaşmaz bir bölünme yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırın köşenin civarında.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırın Pino caddesindedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin fırın satışında yardım etmeye istekli olacağını farz ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi fırın satışında onun yardım etmesini rica etmek için aradı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fırın eldiveni kullanmadan tart kalıbını fırından çıkardığında kendini kötü şekilde yaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni bir fırın istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu fabrikalar elektrikli fırın üretir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni bir mikro dalga fırın almamızın zamanı geldi de geçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Nerede bir fırın var?
Translate from Türkisch to Englisch
Fırın nerede?
Translate from Türkisch to Englisch
Affedersiniz, fırın nerede?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fırın eldivenlerini giydi ve pastayı fırından çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana o fırın eldivenini ver.
Translate from Türkisch to Englisch
Aç köpek fırın yıkar.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırın eldivenin nerede?
Translate from Türkisch to Englisch
Fırın sıcak.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fırın satışı için bazı kekler pişirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Burası bir fırın gibi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu köşede bir fırın vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
"Taştandır demirdendir, Yediği hamurdandır, Bütün dünyayı doyurur, Kendi doymaz nedendir?" "Fırın."
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kasabada bir yerde eski bir fırın yok mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Mutfakta ekmek pişirmek için bir fırın var.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırını kapatın, fırın kapağını birazcık aralayın ve tatlının bir saat soğumasına izin verin.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırın mezbahanın yanında.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırın ne zaman açılıyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Evin arkasında ekmek pişirmek için bir tuğla fırın var.
Translate from Türkisch to Englisch
Burası eskiden fırın olarak kullanılırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırın nerededir?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary küçük bir fırın açmak için aile ve arkadaşlardan para ödünç alıyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırın kapalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırın gerçekten kapalı mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Affedersiniz, fırın nerede bulunuyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Pardon, fırın ne tarafta acaba?
Translate from Türkisch to Englisch
Daha kırk fırın ekmek yemen lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırın kasabın orada.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırın kasaba yakın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom taş fırın erkeğidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali kara fırın ekmeği aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali taş fırın ekmeği aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
İvanov iyi Türkçe konuşuyor, ama daha kırk fırın ekmek yemesi lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu fırın şehirdeki en iyi hamur işlerine sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırın hâlâ sıcak.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırın makarna sever misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Fırın açacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Orta büyüklükteki bir fırın tepsisini yağlayın.
Translate from Türkisch to Englisch
İlk fırın altı aydır atıl durumdaydı.
Ali bu işte benim getir götürümü yapar ancak. Bana rakip olabilmesi için daha kırk fırın ekmek yemesi lazım.