Lernen Sie, wie man fırtınalı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 20 handverlesene Beispiele.
Fırtınalı denizlerde onu deniz tuttu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun bu fırtınalı havada dışarı çıkması için deli olması gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz fırtınalı denizde teknenin savrulduğunu gördük.
Translate from Türkisch to Englisch
Hava fırtınalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim fırtınalı bir zamanımız oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Karanlık ve fırtınalı bir geceydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence fırtınalı bir havada dağa tırmanmak tehlikelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Umarım bu fırtınalı havalar daha fazla sürmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırtınalı olacak. Ertelemesek iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu fırtınalı yaz gecelerinde uykuya dalmak zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Gökyüzü fırtınalı görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan'in Linda ile çok fırtınalı bir ilişkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu fırtınalı havanın devam etmeyeceğini umuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi fırtınalı denizde battı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün bölgemiz için fırtınalı hava tahmini yapılıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırtınalı bir gündü ve kar hızlı yağıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırtınalı olabilme riski var.
Translate from Türkisch to Englisch
Hava fırtınalı olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla ve Sami, fırtınalı bir evliliğe sahiptiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu fırtınalı havada araba sürmek istemem.
Translate from Türkisch to Englisch