Lernen Sie, wie man fısıldayarak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 5 handverlesene Beispiele.
O, benimle fısıldayarak konuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
O onunla her zaman fısıldayarak konuşuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O ona fısıldayarak "Seni seviyorum." dedi.
Translate from Türkisch to Englisch
O fısıldayarak konuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Temel otobüsteyken cep telefonuyla Dursun'u arayıp konuşmaya başlamış. Diğer yolcular durumu fark edince otobüste telefonla konuşmanın yasak olduğunu söyleyip Temel'i uyarmışlar. Bunun üzerine Temel telefona fısıldayarak "Ula Dursun, otobüste cep telefonuyla konuşmak yasakmış. Haçan sen konuş, ben dinliyorum da" demiş.
Translate from Türkisch to Englisch