Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "farkında"

Lernen Sie, wie man farkında in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Tehlikenin farkında olmayabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana bakan adamın farkında değildim.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni izleyen birinin farkında değildim.
Translate from Türkisch to Englisch

Hilenin farkında değildim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, tehlikenin farkında değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, gerçeğin farkında gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun seni ne kadar çok sevdiğinin farkında mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer bir şeyi anlamıyorsanız, onun içeriğinin farkında olmamanızdandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Saatin farkında mısın, Aşkım?
Translate from Türkisch to Englisch

Ancak baş oyuncu kendi hatalarının farkında.
Translate from Türkisch to Englisch

O, anne ve babasının onu seyrettiğinin farkında oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben onun varlığının farkında değildim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kendi gücünün farkında değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'nin John'un kız arkadaşı olduğunun farkında olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

"Tom! Bu cümlelerin çok bencil olduğunun farkında mısın?: Onlar her zaman ya seninle başlıyor ya da seninle bitiyor! Hatta her ikisi!" o, Tom'a serzenişte bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom zorlukların farkında idi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom tamamen problemin farkında.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin ona baktığının farkında oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanların farklılıklarının farkında olması gerekir, ama aynı zamanda onları yaygınlığını da kucaklamalılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom durumun ciddiyetinin farkında değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom patronu için önemli bir belgeyi çevirirken, bazı hatalar yaptığının farkında değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kesinlikle Mary'nin hastanede olduğunun farkında.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kesinlikle dün burada ne olduğunun farkında.
Translate from Türkisch to Englisch

O günahının farkında değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Zamanın farkında değildik.
Translate from Türkisch to Englisch

O, tehlikenin farkında olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yokluğunun farkında değildim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, güzelliğinin farkında değil.
Translate from Türkisch to Englisch

O, durumun farkında değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

O kadar kötü hissettiğinin farkında değildim.
Translate from Türkisch to Englisch

Neden bunun farkında değildim?
Translate from Türkisch to Englisch

O, tehlikenin farkında olmayabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sonunda hatalarının farkında oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Neyi ve ne kadar çok yediğimizin farkında olma iyi sağlık için gereklidir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, zorluğun farkında mıdır?
Translate from Türkisch to Englisch

Hatasının farkında değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ne kadar şanslı olduğunun farkında değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Kötü davranışlarının farkında değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Hatasının farkında değil gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Farkında olmadan tam yanımdan geçti.
Translate from Türkisch to Englisch

Eksikliklerimizin farkında olmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Sorunların farkında gibi görünmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sorunun farkında gibi görünmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ne olduğunun farkında değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un ebeveynleri olmadan müzeye girmesine izin verilmeyeceğinin farkında olmamasının pek mümkün olmadığını düşünüyorum.

Kişilik gücünün ve zayıflıklarının farkında olmaktır.

Farkında mısın yoksa değil misin, bilmiyorum; ama Tom son zamanlarda işe vaktinde gelmiyor.

Ne kadar şanslı olduğunun farkında değilsin.

Bir adamın bana baktığının farkında değildim.

Her şeyin farkında mıyım?

Her şeyi düşündüğümün farkında değil misin?

Neden farkında olduğumu anlamıyorsunuz?

Farkında değil miyim?

Tom ofiste olanların iyice farkında.

Tom eksikliklerinin farkında.

Tom'un Mary'nin ne yaptığının farkında olmadığından kuşkulanıyorum.

Benim onu ne kadar çok sevdiğimin farkında mıydınız?

Olayların çoğunun farkında değil miydim?

Onun bana zahmet verdiğinin farkında bile değil.

Okinawa'nın Çin'e Honshu'dan daha yakın olduğunun farkında mısın?

Sürücüler trafik kurallarının farkında olmalı.

Senin bu kadar hasta olduğunun farkında değildim.

Muhakkak ki, bütün insanların birer ruhu vardı ama birçoğu bunun farkında değildi.

Ne yaptığının farkında mısın?

Sorunların farkında mısın?

Oğlunun ne kadar harcadığının farkında mısın?

Risklerin farkında mısın?

Ne olabileceğinin farkında mısın?

Tom olağandışı bir şey olduğunun farkında değildi.

Tom ne olduğunun farkında değildi.

Tom bundan sonra artık yalnız olmadığının farkında oldu.

Tom Mary'nin zaten eve gittiğinin farkında değildi.

Tom hiç kimsenin kendisini dinlemediğinin farkında değildi.

Tom bir sorun olduğunun farkında değildi.

Tom'un ailesinin ne kadar para kazandığının farkında olduğunu düşünüyor musun?

Birçok kişi antibiyotiklerin virüs kaynaklı hastalıklara karşı etkisiz olduklarının farkında değil.

Birçok kişi antibiyotiklerin virüslere karşı yararsız olduklarının farkında değiller.

Annesi hastalığının farkında değil.

Sanki kızım onun gerçek annesi olmadığımın biraz farkında gibi görünüyor.

Orada Fransızca konuşamayan tek kişi olacağının farkında olduğundan eminim.

Onların hepsinin olanların farkında olduklarından eminim.

Tom'un olanların farkında olduğundan eminim.

Tom'un onun farkında olduğundan eminim.

Babam ve benim aramdaki anlaşmazlığın farkında değil gibi görünüyor.

Hepimiz değişiyoruz farkında mısın?

Tom sorunun farkında değildi.

Tom tehlikenin farkında olmayabilir.

İçinde olduğun tehlikenin farkında mısın?

Tom tehlikenin farkında olmalı.

Tom tehlikenin farkında değildi.

Hiçbirinizi ayırmadığımın farkında değil misiniz?

Allah'a inandığımın farkında değil misiniz?

Onlar farkında sadece salağa yatıyorlar, dikkatli ol.

Hala bunun farkında değildim.

Sadece kendimi düşündüğümün farkında değil misin?

Neredeyse ölüyordum farkında mısınız?

Orada hiç kimse varlığımın farkında değildi.

Birçok yazar Türkçenin zenginliğinin farkında bile değil.

Taleplerinin ne anlama geldiğinin farkında değiller.

Ne yaptığımın farkında değildim.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch