Lernen Sie, wie man farz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 23 handverlesene Beispiele.
Bu fikrin işe yarayacağını farz ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Farz et ki işten atıldın, ilk olarak ne yaparsın?
Translate from Türkisch to Englisch
Son treni kaçırdığımızı farz et, ne yapmalıyız?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin fırın satışında yardım etmeye istekli olacağını farz ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, o gelmeden önce Mary'nin işi bitirteceğini farz ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bize hiç yardım etmeyeceğini farz etmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sorunu zaten bildiğini farz etmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
E-posta mesajlarının mahrem olmadığını farz ederek hareket etmelisiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Takip ettiğimiz adamlar silahlı ve oldukça tehlikeli farz edilmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Seyahate çıkabileceğiniz farz edilse önce nereye giderdiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Onunla konuştuğunu farz ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Hikayeni doğru farz edelim, ne yapmam gerekir?
Translate from Türkisch to Englisch
Güneşin yüzey ısısının yaklaşık 6000°C olduğu farz ediliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un zamanında burada olmayacağını farz edelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Farz edelim ki doğru.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un şaka yaptığını farz ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç kimse şikayet etmediği için oldukça iyi bir iş yaptığımızı farz ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un haklı olduğunu farz edelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana inandığımı farz edelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun Tom'un fikri olduğunu farz ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Haklı olduğunu farz edelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl bileziğin Leyla'ya ait olduğunu farz etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden herkes benim karşıdan karşıya geçemediğimi farz ediyor?
Translate from Türkisch to Englisch