Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "fazladan"

Lernen Sie, wie man fazladan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 44 handverlesene Beispiele.

Onun için fazladan bir masraf olacak mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Biz Paris'te fazladan iki hafta daha kaldık; ve bunu turistik yerleri gezerek geçirdik.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom başıma fazladan iş çıkarıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların fazladan bir yatağı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Fazladan bir on dolara ihtiyacımız olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Muhtemelen bu gece soğuk olacak, bu yüzden fazladan bir battaniyeye ihtiyacın olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tatillerde 10,000 yen fazladan ödemek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Fazladan ödeyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün fazladan yarım saat daha ders yapın.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni üzmeyin, fazladan stres yüklemeyin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, arabasının bagajında fazladan bir çift ayakkabı bulunduruyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Fazladan birkaç toplantı daha yapacağız sadece.
Translate from Türkisch to Englisch

Çekmecende 30 avro bulursan, fazladan biletlerim vardı bu yüzden onları sana bıraktım.
Translate from Türkisch to Englisch

Fazladan üç gün Boston'da kaldığına memnun oldum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana fazladan bir saat verdim ve sen hala işi bitirmedin.
Translate from Türkisch to Englisch

Fazladan bir taneye sahip misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Üye olmayanlar fazladan 50 dolar öder.
Translate from Türkisch to Englisch

Fazladan detaylar hemen mevcut değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom iş yerindeki masasının çekmecesinde fazladan bir kravat tutuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Fazladan bir battaniyeniz var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Biz Boston'da fazladan üç gün kaldık.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim fazladan bir biletim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Konser için fazladan birkaç biletim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Fazladan bir çift çorap paketlemelisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Fazladan bir battaniyeye ihtiyacın var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim fazladan diş fırçalarımız var.
Translate from Türkisch to Englisch

Fazladan bir biletiniz var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün ihtiyacım, fazladan üç gündür.
Translate from Türkisch to Englisch

Fazladan beş gigabaytlık bir hafıza kartım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom fazladan ayrıntı vermedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Neyse ki, Tom'un fazladan bir şemsiyesi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, önümüzdeki Pazartesi gününe kadar işi bitirirsek, bize fazladan 3.000 dolar ödemeye söz verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Fazladan bir parantez eklediniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana fazladan bir madeni para verdin.
Translate from Türkisch to Englisch

Fazladan bir önlem olarak, Fadıl evinin dışına güvenlik kameraları yerleştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ödünç verebileceğim fazladan bir dolma kalemim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Esas olarak bir stüdyo müzisyeni olarak çalışsam da, fazladan para kazanmak için biraz sokak çalgıcılığı yaparım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir ihtimal fazladan bir sözlüğün var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Ödünç alabileceğim fazladan bir bisikletin var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Fazladan şemsiyen varsa alabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Fazladan biraz daha param olsa fena olmazdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Fazladan bir çift çorap al.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün fazladan mesaim var, çok meşgulüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Yiyeceklerinize fazladan şeker koymayın.

Translate from Türkisch to Englisch