Lernen Sie, wie man fazlasıyla in einem Türkisch Satz verwendet. Über 28 handverlesene Beispiele.
Bazıları çoktan fazlasıyla sarhoştular.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben fazlasıyla oyun oynadım artık oyunları değil insanları sevmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
İsterseniz artık geçmişe bir çizgi çekelim, ben hatalarımı kabul ediyorum ve acısını da fazlasıyla yaşadığıma inanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben hatalarımın diyetini fazlasıyla ödediğime inanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben hatalarımın sonuçlarını fazlasıyla ödedim. Peki ya siz hatasız mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch
Haklıları savunmak haksızları savunmaktan daha fazla yürek ister; çünkü ikincisi için maddi çıkarlar fazlasıyla yeterli bir gerekçedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz bekleyin. Orada fazlasıyla siyah satranç taşı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary fazlasıyla çekici.
Translate from Türkisch to Englisch
George Bush'un fazlasıyla gösterdiği gibi, ABD başkanı olmak yalnızca bir nebze zeka gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada fazlasıyla kaya var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kılıcım kör olabilir ama o senin gibi biri için fazlasıyla yeterli.
Translate from Türkisch to Englisch
Başka bir araba için fazlasıyla yer var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fazlasıyla yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben proje hakkında fazlasıyla konuştum.
Translate from Türkisch to Englisch
Üzgünüm, sana adımı söyleyemem. Fazlasıyla uygunsuz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence birimiz fazlasıyla yeterli.
Translate from Türkisch to Englisch
Fazlasıyla dikkatli olmamız gerek.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fazlasıyla rekabetçidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadoluspor maç fazlasıyla liderliğe yükseldi.
Translate from Türkisch to Englisch
12. adam bu maç üzerine düşeni fazlasıyla yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Rebecca her gün fazlasıyla erken kalkar.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen fazlasıyla duygusalsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Göründüğü kadarıyla burada bizden fazlasıyla var.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekler fazlasıyla acıtır.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz üstümüze düşeni fazlasıyla yaptık.
Translate from Türkisch to Englisch
Karşılığı neyse fazlasıyla öderim.
Translate from Türkisch to Englisch
Hamilelik, fazlasıyla gariptir. Vücudun sanki büyüyor, genişliyor veya esniyormuş gibi hissedersin.
Translate from Türkisch to Englisch
Son zamanlarda fazlasıyla meşgulüm.
Translate from Türkisch to Englisch