Lernen Sie, wie man fikrini in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Çocuk fikrini değiştirmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Fikrini gözden geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Niçin onun fikrini sormuyoruz?
Translate from Türkisch to Englisch
Roosevelt yenilgi fikrini kabul etmeyi reddetti.
Translate from Türkisch to Englisch
O her zaman fikrini değiştiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, şu ana kadar nerede yeni bir şube açma fikrini ileri sürdü?
Translate from Türkisch to Englisch
Keşke onun hakkında fikrini söylemese ve sadece onun ne demek istediğini söylese.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin John'la birlikte çıkması fikrini sevmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kesinlikle Mary'nin fikrini sormalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bay Johnson aniden fikrini değiştirdi ve sözleşmeyi imzaladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin fikrini benimsedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'den ona fikrini söylemesini istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fikrini değiştirmedi ve muhtemelen asla değiştirmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Başka herkes fikrini söyleyinceye kadar Tom bir şey söylememeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom son anda fikrini değiştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom konu üzerinde uzun süre düşündükten sonra fikrini değiştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin fikrini niçin değiştirdiğini merak etmekten kendini alamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, fikrini ifade etmede geri kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch
O, resimler vasıtasıyla fikrini açıkladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben senin fikrini paylaşıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, yurtdışına gitme hakkındaki fikrini değiştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın akşam onunla akşam yemeği yiyeceğim, böylece o zaman onun fikrini öğreneceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun fikrini değiştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, fikrini değiştirmek için ikna edildi
Translate from Türkisch to Englisch
Fikrini değiştirmene sebep olan neydi?
Translate from Türkisch to Englisch
Onun fikrini değiştirmesi için uğraştık fakat değiştiremedik.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un fikrini değiştirmek için söyleyebileceğim hiçbir şey yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un fikrini değiştirecek söyleyebileceğim hiçbir şey yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary her zaman fikrini vermek zorundadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin fikrini neyin değiştirebileceğini merak ediyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary ile dışarı çıkma fikrini değiştirdi ve evde kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fikrini değiştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fikrini çok değiştirir.
Translate from Türkisch to Englisch
O onun fikrini destekledi mi?
Translate from Türkisch to Englisch
O, fikrini değiştirebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu daha önce Benjamin Franklin'in söylediğini söylersen, insanlar senin fikrini daha çabuk kabul edeceklerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Fikrini açıkça ifade et.
Translate from Türkisch to Englisch
O, daha sonra fikrini değiştirebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes onun fikrini kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom senin fikrini öğrenmek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Fikrini çok sık değiştirme.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin fikrini ne değiştirdi?
Translate from Türkisch to Englisch
O, onun fikrini benimsedi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, onun fikrini ödünç aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, fikrini değiştirmez.
Ona fikrini ne değiştirtti?
Sonunda fikrini değiştirdi.
O, her zaman senin fikrini sorar.
Fikrini beğendim ve benimsedim.
Çözemediğim şey fikrini neden değiştirdiğin.
Herkes senin fikrini destekliyor.
Erkek çocuğu fikrini değiştirmedi.
Fikrini benimsemeye karar verdik.
Kendi fikrini ifade edemedi.
Fikrini değiştirmesi için onu ikna ettik.
Söylediklerinin ana fikrini anladım.
Fikrini değiştirirsen, bize bildir.
Babanın fikrini değiştireceğine düşünüyor musun?
Tom Mary'yi fikrini değiştirmesi için ikna etti.
Tom Mary'nin fikrini çok fazla sevmiyor.
Dünya hükümeti fikrini destekledi.
Samimi fikrini duymak istiyorum.
Onun fikrini değiştirmeye çalıştım ama yapamadım.
Tom'un Mary'ye fikrini söyleyecek fırsatı olmadı.
Fikrini diğerlerine zorla benimsetmemelisin.
Tom sadece Mary'nin söylediklerinin ana fikrini anladı.
Tom Mary'nin fikrini değiştirebileceğinden korkuyordu.
Onun fikrini paylaşıyorum.
Bence sonunda fikrini değiştirebilirsin.
Fikrini istersem onu senden isterim.
Sanırım Tom'un fikrini değiştirebileceksin.
Sanırım Tom fikrini değiştirdi.
Tom fikrini değiştirmedi.
Senin her fikrini değiştirdiğin zaman planlarımı değiştirmekten usandım.
Tom'u yalnız bırakma fikrini sevmiyorum.
Fikrini değiştirirsen haberimiz olsun.
Tom, Mary'nin fikrini istiyor.
Fikrini değiştireceğini düşünüyorum.
Sanırım fikrini değiştireceksin.
Bence fikrini değiştireceksin.
Bana kalırsa fikrini değiştireceksin.
Sadece fikrini değiştiremezsin.
Tom fikrini değiştirmez, eminim.
Tom her zaman Mary'nin fikrini ister.
Tom henüz bize fikrini söylemedi.
Hiç kimse fikrini talep etmedi.
Tom henüz fikrini değiştirmedi ve onu değiştirmek pek olası değil.
Fikrini bilmek istiyorum.
Lütfen bana samimi fikrini söyle.
Onun fikrini savunmaya cesaret ettim.
Fikrini değiştirdi.
Meseleyi daha tam anlamadan, alelacele fikrini söyledi.
Senin fikrini sordum mu?
Tom'un fikrini ne değiştirdi?
Fikrini değiştirdiğini umuyorum.
Fikrini değiştireceğini umuyorum.
Tom'un Mary ile çıkma fikrini sevmiyorum.
Eğer beklersek Tom fikrini değiştirebilir.
Tom daha sonra fikrini değiştirebilir.
Herkes fikrini ifade edebilmeli.