Lernen Sie, wie man göğüs in einem Türkisch Satz verwendet. Über 29 handverlesene Beispiele.
Göğüs kanseri için bir test yaptırmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un annesinin ve kız kardeşinin göğüs kanseri vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom acıya göğüs germek zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hapishanede otuz yıla göğüs geriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sorunu halletmek için zorluklara göğüs geriyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Göğüs içinde, kalp ve akciğerler vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
1342 sel kronolojisi Köln'de, biri şehir duvarlarının üzerinde bir tekneye binebiliyorken, Mainz katedralinde suyun bir insanın göğüs hizasına geldiğini söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
300,000'den daha fazla kişi Kanada Günü törenine katılmak için yağmur ve soğuğa göğüs gerdiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Akciğerler göğüs kafesinde bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch
Sarışın kızın gerçekten güzel bir göğüs dekoltesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok şeye göğüs gerdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Aniden göğüs ağrısı ile vuruldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Göğüs kıllarının seksi olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben göğüs filmi çektirmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Herhangi bir göğüs ağrısı yaşıyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Göğüs göğüse çarpışmaya karar verdiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Göğüs altın paralar içeriyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Artık göğüs ağrısı ile başa çıkamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Güçlüklere göğüs germek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla yüz ve göğüs bölgesinden dövüldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oyunun gülünç göğüs fiziği var.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami bir göğüs hastalığı için tedavi görüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami fotoğrafı göğüs cebine koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçek hayatta sadece bir kez göğüs göğüse çarpışma gördüm, ama bin kez rüyalarıma girdi. Her kim savaşın korkunç bir şey olmadığını söylüyorsa savaş hakkında hiçbir şey bilmiyordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Göğüs hastalıklarının başlıca nedeni tütündür.
Translate from Türkisch to Englisch
Irkçılığa göğüs germeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu aralar göğüs ağrısı yaşadınız mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Biz her türlü zorluğa göğüs germeyi iyi biliriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Göğüs kıllarını neden aldın?
Translate from Türkisch to Englisch