Lernen Sie, wie man gökten in einem Türkisch Satz verwendet. Über 14 handverlesene Beispiele.
Başarı yağmur değildir, gökten yağmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Para gökten düşmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bal gökten damlamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Gökten ne yağdı da yer kabul etmedi?
Translate from Türkisch to Englisch
Gökten yere yağar, yerden göğe değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısmet gökten zembille inmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Gökten düştün öyle mi?
Translate from Türkisch to Englisch
O günlerin sıkıntısından hemen sonra, güneş kararacak, ay ışık vermez olacak, yıldızlar gökten düşecek, göksel güçler sarsılacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Kutsal kentin, yeni Yeruşalim'in gökten, Tanrı'nın yanından indiğini gördüm. Güveyi için hazırlanmış süslü bir gelin gibiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Gökten ölü kuşlar düşmeye başladı ve kimse nedeninin bilmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Köpeğin duası kabul olsaydı, gökten kemik yağardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gökten am yağsa bize sik düşer, o da yerden sekip götümüze girer.
Translate from Türkisch to Englisch
Gökten düşenin parçası bulunur da gönülden düşenin parçası bulunmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Gökten yağmur yerine inci ve mücevher yağsa bahtsız olanın bağına tek bir damlası düşmez.
Translate from Türkisch to Englisch