Lernen Sie, wie man göl in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Göl çok derin.
Translate from Türkisch to Englisch
Japonya'da, Biwa gölünden daha büyük bir göl yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Damlaya damlaya göl olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu göl ne kadar derin?
Translate from Türkisch to Englisch
Evimin önünde bir göl var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu göl ülkenin en derinleri arasındadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Göl buradan uzun bir mesafedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Göl 3 millik bir çapa sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Japonya'da bu göl en derin göldür.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu göl derin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu göl ne kadar derin!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu göl ülkede en derinler arasında yer alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu göl bu noktada en derin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu göl bu ülkede en derindir.
Translate from Türkisch to Englisch
Göl bu noktada en derindir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu göl alabalık kaynıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu göl üzerinde paten yapmak güvenlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu göl kentimize su sağlamaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un göl yakınında küçük bir kabini var.
Translate from Türkisch to Englisch
Göl dondu.
Translate from Türkisch to Englisch
Göl ne kadar derin?
Translate from Türkisch to Englisch
O göl ne kadar derin?
Translate from Türkisch to Englisch
Göl burada derin.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz çok aşağıda bir göl gördük.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda, güzel bir göl manzarasına hakim.
Translate from Türkisch to Englisch
Göl üzerinde buz pateni yapmaya gittim.
Translate from Türkisch to Englisch
Göl bu noktada derindir.
Translate from Türkisch to Englisch
Göl büyük ve güzeldir.
Translate from Türkisch to Englisch
Göl buralarda en derindir.
Translate from Türkisch to Englisch
Göl dört mil genişliğindedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Göl yaklaşık 25 metre derinliğindedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Japonya'da Biwa gölünden daha iyi bir göl yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Göl dağlarla çevrilidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim kasabanın yakınında büyük bir göl var.
Translate from Türkisch to Englisch
Göl yeşil tepelerle çevrilidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Göl kıyısı boyunca yürüdük.
Translate from Türkisch to Englisch
Japonya'da başka hiçbir göl Biwa gölü kadar büyük değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Göl büyük.
Translate from Türkisch to Englisch
Köşeyi döndüğümüzde göl göründü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir ağaç gölgesinde hamağa ve göl veya deniz manzarasına ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu göl ne kadar da derin böyle!
Translate from Türkisch to Englisch
Finlandiya'da kaç tane göl vardır?
Translate from Türkisch to Englisch
Titicaca Gölü, Güney Amerika'da en büyük göl, Peru'dadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu göl denize benziyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Göl tamamen dondu.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok soğuk vardı, bu nedenle göl dondu.
Translate from Türkisch to Englisch
Köyün doğusunda bir göl var.
Translate from Türkisch to Englisch
Göl yakınında kamp yapacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu göl derindir.
Translate from Türkisch to Englisch
İsviçre'deki en büyük göl Cenevre Gölü'dür.
Translate from Türkisch to Englisch
Göl, şehre su sağlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Göl donmuştu ama buzun üzerinde yürümek için yeterince güçlü olduğundan emin değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Paris yakınında Honfleur'da büyük bir göl var.
Translate from Türkisch to Englisch
Baraj inşaatı tüm ekosistemi tahrip eden yapay bir göl yarattı.
Göl derin midir?
Yapay göl sıcak havada kurudu.
Yaşadığın bögede bir sürü göl var.
Onlar onları göl üzerinde vurdu.
Bu göl derin mi?
Şu göl bir okyanus gibi görünüyor.
Bu göl çok derin.
Göl üç mil genişliğinde.
Evinin yanında göl vardı.
Göl kışın donuyor.
Göl donmuştu, bu yüzden biz buz üzerinde yürüdük.
Bu göl Japonya'da ki en derin göldür.
Bu şimdiye kadar gördüğüm en güzel göl.
Çok soğuktu, bu yüzden göl dondu.
Parkta güzel bir göl vardır.
Tom ve Mary el ele tutuşarak göl etrafında yürüdüler.
Göl suyu çok soğuktur.
Az önce bir dağın tepesine vardım. Bu gerçekten şaşırtıcı, çünkü benim haritama göre burada bir göl olması gerekiyor.
Finlandiya'da 187.888 tane göl vardır.
Göl balık dolu.
Japonya'da Biwa gölünden daha büyük herhangi bir göl yoktur.
Göl üzerinde sis var.
Bu göl özel. Burada balık avlamak yasaktır.
Büyük bir direk göl manzarasını engelliyor.
Leyla göl yakınına park etti.
Dünyadaki en büyük karasal göl Hazar Denizi'dir.
Göl buradan uzak.
Bu göl hiçbir zaman donmuyor.
Sami çocuklarını Ontario'daki bir göl evine götürdü.
Kim daha sabahın yedisinde gölde böğürtlen toplar? Kim göl kıyısında ki otlara ve bitkilere sevinir? Kim göl kıyısındaki vızıltı ve mırıltıya severek kulak verir? Kim gölün etrafında sık sık bisiklet sürer veya pedal çevirir? Kim gölde yüzmeyi veya kürek çekmeyi sever? Kim burayı herkesten daha çok sever? Tabii ki ben.
Tom göl kenarında yaşıyor.
O ağaçlar göl manzaramızı engelliyor.
Ali göl kenarında taş sektirdi.
Göl donmuş.
Dünyadaki en büyük göl hangisidir?
Kim daha sabahın yedisinde gölde böğürtlen toplar? Ben. Kim göl kıyısındaki otlara ve bitkilere sevinir? Ben. Kim göl kıyısındaki vızıltı ve mırıltıya severek kulak verir? Ben. Kim gölün etrafında sık sık yürüyüş yapar veya pedal çevirir? Ben. Kim gölde yüzmeyi veya kürek çekmeyi sever? Ben. Kim burayı herkesten daha çok sever? Tabii ki ben.
Göl mavi.
İsveç'te iki büyük göl vardır.
Patenlerini al. Göl buz tutmuş.
Patenlerini al. Göl donmuş.
Göl ayna gibi.
Eskiden göl kenarında yaşıyordum.
Temel, Nasrettin Hoca'yı göl kenarında elinde yoğurt çanağıyla görünce yanına yaklaşıp ne yaptığını sormuş. Hoca göle maya çaldığını söyleyince Temel "Hocam ne edeceksin o kadar yoğurdu da?" diye şaşkınlığını dile getirmiş.
Göl nihayet buz tuttu.
Göl kenarındaki evim.
Tepenin eteğinde güzel bir göl var.