Lernen Sie, wie man gölet in einem Türkisch Satz verwendet. Über 27 handverlesene Beispiele.
Gölet üç metre derinliğindedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Parkın ortasında bir gölet bulunmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Gölet dondu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gölet kurudu.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada küçük bir gölet vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Gölet geçen yaz kurudu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gölet sert donduruldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gölet sıcak havada kurudu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gölet 100 metre çapındadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bahçemizde küçük bir gölet var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gölet yazın bile kurumaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Evimin arkasında küçük bir gölet var.
Translate from Türkisch to Englisch
Gölet çok derin.
Translate from Türkisch to Englisch
Buralarda bir gölet vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Buralarda büyük bir gölet vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada birçok kuğu görebileceğin bir gölet vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuklar donmuş gölet üzerinde bir hokey pisti kurdular.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gölet etrafta yüzen sazanlarla dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gölet çeşitli küçük balıklarla doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Orada on yıl önce derin bir gölet vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gölet sazan balığıyla doludur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir gölet, küçük bir göldür.
Translate from Türkisch to Englisch
Gölet sabahleyin tamamen dondu.
Translate from Türkisch to Englisch
Genç insanlar donmuş gölet üzerinde paten yapıyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gölet yüzmek için yeterince derin değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary donmuş gölet üzerinde paten kaymaya gittiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Gölet ağaçlarla çevriliydi.
Translate from Türkisch to Englisch