Lernen Sie, wie man gönül in einem Türkisch Satz verwendet. Über 34 handverlesene Beispiele.
Zengin deyince mülk olarak zengin mi kastediliyor yoksa gönül olarak zengin mi kastediliyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Asıl zenginliğin maddi değil, gönül zenginliği olduğunu biliriz.
Translate from Türkisch to Englisch
O ona gönül bağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gönül kimi severse en güzel odur.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi şarap gönül şenlendirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Gönülden gönüle, yol var dediler. O gün bugün yoldayız. Yol bulmak kolay imiş. Mesele gönül bulabilmek imiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Gönül sözleri olmadığında, gözyaşları yollar.
Translate from Türkisch to Englisch
Deniz dalgasız olmaz, gönül sevdasız olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Deniz dalgasız, gönül sevdasız olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Gönül düştü bir boka, o da misk gibi koka.
Translate from Türkisch to Englisch
Gönül ferman dinlemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Gönül ferman dinlemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Göz görmeyince gönül katlanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sağ ol ama bizim kendi dolandırıcımız var. Başkasına dolandırılınca gönül koyuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali bana gönül koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali'nin gönül gözü kapalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gönül kimi severse güzel odur.
Translate from Türkisch to Englisch
Kâbe'yi yık, gönül yıkma.
Translate from Türkisch to Englisch
Gönül kocamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Vücut kocar, gönül kocamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Gönül kapım açık, çalmadan gir içeri.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne bileyim ben senin cama geldiğini, camdan sevdiğini, gönül verdiğini?
Translate from Türkisch to Englisch
Artık hayata gönül gözüyle bakıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir gönül işi.
Translate from Türkisch to Englisch
Fetih, bir yürek işi, bir gönül işarı, bir akıl işareti; hasılı kelam teşekkül etmiş askeri, siyasi ve stratejik dehanın mümtaz bir iradesidir. Fetih, bekleyen ile beklenenin mümeyyiz buluşması, özlem koyuluğunu vuslat sıcaklığıyla aydınlatan mütemadi diriliş fermanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Gönül sayfama yazdığım kalemin götündeki silgiyle sildim seni.
Translate from Türkisch to Englisch
Aradığınız için teşekkürler, ama bizim kendi dolandırıcımız var. Başkasına dolandırıldığımızda gönül koyuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Haydi gelin, bugün daha İstanbul meyhanelerinde gönül eğlendireceğiz!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şarkıyı bütün gönül dostlarıma armağan ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Belediye işi, gönül işi.
Translate from Türkisch to Englisch
Gezegen işi, gönül işi.
Translate from Türkisch to Englisch
Gönül ister ki insanlar burunları çok sürtülmeden doğru tercihlerde bulunsun, ama bu coğrafyada "Hem ayranım dökülmesin, hem tercihler değişsin" diye düşünmek maalesef çok gerçekçi olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sevgilinin gönül varlığını yağma eyleyen aşk mıdır? Ve sonrasında cansız göğsüm içinde, gelişi ile bana tekrar can veren aşk mıdır?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir nefescik olsun o güzel yüzü görmek için bin canım olsa da kurban etsem yeridir. Gönül nice zamandır onun arzusuyla yana tutuşa esiri olmuştur.
Translate from Türkisch to Englisch