Lernen Sie, wie man gör in einem Türkisch Satz verwendet. Über 76 handverlesene Beispiele.
Gel ve saat on birde beni gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Nasıl koştuklarını gör!
Translate from Türkisch to Englisch
Şeytanı an, Kathy'i gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen git ve onun kim olduğunu gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Derhal gel ve beni gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin için uygun olduğunda gel ve beni gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Gel ve beni gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Git ve kim olduğunu gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Olayları oldukları gibi gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Olayları her açıdan gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Cevabımın doğru olup olmadığını gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen gel ve beni tekrar gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Gel gör ki dudakları sevdiğinin acısıyla mühürlenmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne olduğunu git kendin gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen ne zaman istersen gel beni gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şapkayı dene ve sana uyup uymadığını gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer bir gün bir işe ihtiyacın olursa, beni gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaratılanı hoş gör, Yaradan’dan ötürü.
Translate from Türkisch to Englisch
Git ve Tom'u gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Gel ve gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un blöfünü gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ayakkabıları dene ve sana uygun olup olmadığını gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Bekle ve gör.
Translate from Türkisch to Englisch
İspanya'yı ziyaret edersen, gelip gör beni.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen ziyaretime gel ve beni gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Git ve onları gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Git ve onu gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Gel ve kendin gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin saatine gör saat kaç?
Translate from Türkisch to Englisch
Git ve Tom'u bulabilip bulamayacağını gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Tuşa bas ve ne olduğunu gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece bekle ve gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Gel kendin gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Geri dön ve bizi tekrar gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazen uğra ve beni gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Gel ve bizi gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu dene ve ne olacağını gör.
Translate from Türkisch to Englisch
İşte ne yapabileceğini gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Göster bana saygı, gör kendine saygı.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer bana inanmıyorsan, git ve onu kendin için gör.
Translate from Türkisch to Englisch
İşte, kendin gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yatakta kaldığını gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Akşam yemeğinin saat ona kadar hazır olduğunu gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hakkında ne bulabileceğini gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Güzel. Gel gör ki, geç kalıyorum ve kısa tutman gerek.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a yardım etmek için bir şey yapabilip yapamayacağını gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Gez dünyayı gör Konya’yı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bak gör nasılda anlıyorum bu soruyu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'la konuş ve onun bunun hakkında ne düşündüğünü gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Gel de kendin gör!
Translate from Türkisch to Englisch
Geri gel ve beni gör!
Translate from Türkisch to Englisch
Daha sonra gelip beni gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Kel kör, kendi işini kendin gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle alay etmeye devam et ve ne olacağını gör.
Translate from Türkisch to Englisch
Napoli'yi gör ve sonra öl.
Translate from Türkisch to Englisch
Gelip gör!
Gerçekleri gör!
„Çok yaşa!“ - „Sağ ol, sen de gör.“
Akşam yemeğinden önce ev ödevini bitirdiğini gör.
İnsanlara tavsiyede bulunduğunda ne olduğunu gör.
Yarın gel ve bizi gör.
Lütfen tekrar gel ve bizi gör.
Ne hâlin varsa gör!
Ne karanlıkta yat ne kara düş gör.
Al, hayrını gör.
Krallar kralı Ozymandias derler adıma. Eserlerime bakıp çaresizliğini gör ey güç sahibi!
Gel de gör!
Ne şeytanı gör ne salavat getir.
Ali'yi hoş gör. Bugüne bugün o senin kardeşin.
Buyur, kalemimi kullanıp gör.
Gez dünyayı, gör Konya'yı.
Yaşa yaşa, gör temaşa.
Nasıl görürsen gör ama o senin ağabeyin.
Ali'de türlü türlü yakası açılmadık küfür vardır, damarına basmaya gör.
beni mazur gör.
Hayrını gör.