Lernen Sie, wie man görünümlü in einem Türkisch Satz verwendet. Über 63 handverlesene Beispiele.
O güzel görünümlü kızı tanıyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom lezzetli görünümlü eti kör bir bıçakla kesmeye çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sadece ortalama-görünümlü bir adamdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kesinlikle iyi görünümlü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dün gördüğümüz pahalı görünümlü kırmızı arabaya sahibi olduğunu iddia etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O iyi görünümlü ve akıllıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
O, muhteşem görünümlü bir şapka takıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok güzel görünümlü bir el yazısı var.
Translate from Türkisch to Englisch
O tuhaf görünümlü ayakkabıları nereden aldın?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kötü görünümlü değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary kadar iyi görünümlü değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iyi görünümlü ve akıllıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok tuhaf görünümlü bir şey.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sıradan görünümlü bir adam.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un iyi görünümlü olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O komik görünümlü bir araba.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen kuzu görünümlü bir kurtsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom John kadar iyi görünümlü değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu mükemmel görünümlü şapkayı nereden aldın?
Translate from Türkisch to Englisch
O ilginç görünümlü bir tuzluk.
Translate from Türkisch to Englisch
O sıradan görünümlü.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen kötü görünümlü değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Mütevazı görünümlü yaşlı adam krala takdim edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Vezir aslında doğan görünümlü şahin.
Translate from Türkisch to Englisch
O lezzetli görünümlü bir balık.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen harika görünümlü bir adamsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu komik görünümlü arabaya ne deniliyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar mutlu görünümlü bir çift.
Translate from Türkisch to Englisch
Lezzetli görünümlü yiyecek zorunlu olarak iyi tat vermez.
Translate from Türkisch to Englisch
O kız güzel görünümlü.
Translate from Türkisch to Englisch
O güzel görünümlü bir kadın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sıradan görünümlü biri.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yalnızca iyi görünümlü kızlarla ilgileniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu komik görünümlü araç İngiliz olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok seçkin görünümlü.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi görünümlü insanlar ne giyerlerse giysinler iyi görünümlüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne güzel görünümlü bir araba!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iyi görünümlü bir çocuk.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne iğrenç görünümlü bir kanepe.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bugün korkunç görünümlü yüzü olan bir kişi gördü.
Translate from Türkisch to Englisch
O zeki ve iyi görünümlü.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben hayatımın erkeğini arayan güzel iyi görünümlü bir kızım.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi görünümlü adam, bir Arap mı ya da Hintli mi?
Translate from Türkisch to Englisch
O çok iyi görünümlü.
Translate from Türkisch to Englisch
O sade görünümlü bir kız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom pahalı görünümlü bir saat takıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tuhaf görünümlü bir şapka takıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye resmi görünümlü kağıt yaprağı verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi görünümlü bir at bazen yıkılabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom pahalı görünümlü çizmeler giyiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fırından bir lezzetli-görünümlü bir pizza çıkardı.
Tom iyi görünümlü ve karizmatiktir.
Mary iyi görünümlü bir kızdır.
Burası güzel görünümlü bir kamp alanı.
Mary düz görünümlü bir kızdır.
Kendimi ortalama görünümlü düşünüyorum.
Sanırım kötü görünümlü değilim.
Odanın ortasında modern görünümlü bir kahve sehpası vardı.
Tom bugün tuhaf görünümlü bir şapka giyiyor.
Tom gülünç görünümlü bir şapka takıyordu.
Baban iyi görünümlü bir adam.
Tom dost görünümlü düşmanımız.
Bu ilginç görünümlü kabuğu sahilde buldum.