Lernen Sie, wie man göreve in einem Türkisch Satz verwendet. Über 32 handverlesene Beispiele.
O, idari bir göreve yükseltildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun sağlığı bu ağır göreve uygun değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
John Adams, 1797 yılında göreve başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Devlet başkanı olarak göreve başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu göreve kendisi başvurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bu göreve gitmek istemiyordum ama bana emir verildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Başkan yarın göreve başlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın göreve hazır değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Mars Global Surveyor Kasım 1996'da kızıl gezegene olan 10 aylık bir göreve başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Komite buluştu ve göreve kimin atanacağını görüştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom cankurtaran göreve başlayıncaya kadar suya girmek istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Göreve hazırım.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz gizli bir göreve gönderiliyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Cankurtaranlar 9.30'da göreve gider.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendini göreve adamak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir göreve gönderildi.
Translate from Türkisch to Englisch
O iki yıl önce göreve başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bugün göreve hazırım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bay Kennedy, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak göreve başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Eldeki göreve odaklanın.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendinizi göreve adamak zorundasınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bir göreve ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom buraya gizli bir göreve geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom üç yıl göreve devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom göreve uygun değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni vali daha önce hiç göreve gelmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni göreve başlayan Ali ayağının tozuyla kadroya neşteri vurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Eldeki göreve odaklan.
Translate from Türkisch to Englisch
Göreve iki isim daha aday oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Rücker göreve resmi olarak bir Eylül'de başlayacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Göreve başlamadan önce kitaba el bastı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mars'a bir göreve gittiler.
Translate from Türkisch to Englisch