Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "göstermek"

Lernen Sie, wie man göstermek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

"Resim Düzeni" çerçevesi resim kutusundaki resmi göstermek için farklı seçenekler sunar. Buradan seçebileceğiniz dört düzen vardır. Ortala ile resminiz resim kutusuna ortalanacaktır. Otomatik boyutlandır ile resminiz otomatik boyutlandırılacaktır. Uzat ile, resminiz resim kutusunun boyutuna göre büyütülecektir ve Otomatik zum ile ise resminiz resim kutusuna yakınlaştırılacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeteneğini göstermek için bu az bulunur fırsatı en iyi şekilde kullanmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

O kendini daha uzun göstermek için yüksek topuklu ayakkabılar giyiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes yeni kelimeleri göstermek için veritabanını besleyebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un Mary'ye göstermek istediği bir şey vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Arkadaşım 18'indeymiş gibi göstermek için kimliğinde oynama yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un sana göstermek için bekleyemediği bir şeyi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sınıfa göstermek için bazı resimler getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu onun ne kadar dürüst olduğunu göstermek için hizmet vermektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Susan, öfkesini göstermek için kasıtlı olarak tabak kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben, başkan olarak Don Jones'u aday göstermek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben size onu göstermek istedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Kabul ettiğimi göstermek için başımı salladım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sana bir şey göstermek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkalarını göstermek kabalıktır.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanları parmakla göstermek kabalıktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Minnettarlığımı onlara göstermek istedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana bir şey göstermek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilgisayar programcıları her gün noktalı virgül kullanmalarına rağmen, bugünlerde birçok insan noktalı virgülleri sadece duyguları göstermek için kullanmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana bir şey göstermek istediğini biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana göstermek istediğim bir dergi makalem var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a senin kitabını göstermek istedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Niyetim Tom'a bu mektupları göstermek.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un isteklerine saygı göstermek zorundaydım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un isteklerine saygı göstermek zorundaydım, bu yüzden gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Kolların ve dizin mor olsa onları saklamak mı istersin yoksa göstermek mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Biliyorum, duygulandığımı askerlere göstermek istedin, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Bana ne göstermek istedin?
Translate from Türkisch to Englisch

Başkalarına saygı göstermek gerekli.
Translate from Türkisch to Englisch

Ofisimde sana bir şey göstermek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana bir şey göstermek istediğini biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana göstermek istediğim bir şey buldum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana bir şeyler göstermek istedin mi?
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanları parmakla göstermek terbiyesizlik.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, sana bir şey göstermek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana bir şey göstermek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ted amca, pandaları göstermek için bizi hayvanat bahçesine götürdü.

Tom'a kenti göstermek istiyorum.

Hızla tepki göstermek zorundaydık.

Bana apartmanını göstermek ister misin?

Tom, sana bir şey göstermek zorundayım.

Size göstermek istediğim bir şey var.

Bize ne göstermek istiyordun?

Çirkin biri, kendini güzel göstermek için, güzelliğin tanımını bile değiştirmeye kalkabilir.

Sana büroda bir şey göstermek istiyorum.

Tom onu nasıl yaptığını bana göstermek için söz verdi.

Sana göstermek istediğim bir şey var.

Şimdi ne kadar iyi dans edebileceğimi sana göstermek istiyorum.

Sana harika bir şey göstermek istiyorum.

Sana büyük bir şey göstermek istiyorum.

Size çok özel bir şey göstermek istiyorum.

Mary herkese nişan yüzüğünü göstermek için elini uzattı.

En kısa sürede bunu Tom'a göstermek istiyorum.

Öğretmen onun yok olduğunu göstermek için onun adının yanına bir işaret koydu.

Sana güzel şehrimi göstermek istiyorum.

O, muhtemelen insanların gerçekten protesto yapmak yerine sadece boy göstermek için gösterilere gittiklerini kastediyordu.

Bize bir şey göstermek istediğini söyledin.

Hadi, sana bir şey göstermek istiyorum.

Sanırım doğayı korumak için herkes çaba göstermek zorunda.

Sana yapılabilecek bir yol daha göstermek istiyorum.

Tom'un bana verdiği şeyi göstermek istiyorum.

Onlara senin kitabını göstermek istedim.

Ona senin kitabını göstermek istedim.

Onlara bir şey göstermek zorunda kaldım.

Ona bir şey göstermek zorunda kaldım.

Ona bir şey göstermek zorunda kaldım

Beni izleyin, size güzel bir şey göstermek istiyorum.

Onlara saygı göstermek zorundasın.

Ona saygı göstermek zorundasın.

Onu nasıl yapacağını sana göstermek istiyorum.

Bugün ne aldığımı Tom'a göstermek istiyorum.

Aymara kültüründe birinin ebeveynlerine saygı göstermek esastır.

Tom Mary için yaptığı şeyi göstermek istediğini söyledi.

Önce, sana göstermek istediğim bir şey var.

Tom'a göstermek istediğim bir şey var.

Sana göstermek zorunda olduğum bir şey var.

Tom'a hatalı olduğunu göstermek istiyorum.

İnsanları parmakla göstermek toplumsal açıdan kabul edilebilir bir şey değildir.

Sana göstermek istediğim bir yer var.

Kız arkadaşına merhamet göstermek zorundasın.

Bekle. Sana bir şey göstermek istiyorum.

Diğerlerini göstermek kabalıktır.

Bunu size göstermek istedim.

Tom'un bu resmini sana göstermek istiyorum.

Tom'a bir şey göstermek zorunda kaldım.

Buraya gel. Sana bir şey göstermek istiyorum.

Tom'a bir şey göstermek zorundaydım.

Sana üzerinde çalıştığım bir şey göstermek istiyorum.

Aşırı tepki göstermek istemiyorum.

Sana başka bir şey göstermek istiyorum.

Sana bir şey göstermek istiyorum, Tom.

Önce sana bir şey göstermek istiyorum.

Sana göstermek istediğim bir şeyim var.

Sana göstermek istediğim çok şey var.

Henüz onu Tom'a göstermek istemiyorum.

Sana göstermek istediğim bir resmim var.

Sana göstermek istediğim bir gazete makalesi var.

Tom uzlaşmasını göstermek için başını salladı.

Tom'un bize göstermek istediği bir resmi var.

Tom'un Mary'ye göstermek istediği bir resmi var.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch