Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "göz"

Lernen Sie, wie man göz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bu haritaya bir göz atın.
Translate from Türkisch to Englisch

Esperanto yapma dilinin yaratıcısı Zamenhof, bir göz doktoruydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Esperanto'nun yaratıcısı Zamenhof, bir göz doktoruydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Göze göz, dişe diş.
Translate from Türkisch to Englisch

Miktarı göz önünde bulundurmaksızın,Brian gelecek haftaya kadar doğru,tam miktar istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Böylesine büyük bir silahlanma için paramızın olup olmadığı sorusunu göz önüne almalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

O,rapora göz gezdirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Her şeyi göz önüne alırsak, o suçlu olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Yürüdüğün yolu göz önünde bulundur.
Translate from Türkisch to Englisch

O, teşhir vitrinine göz attı.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen ona bir göz atmama izin verir misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Bilet alacağım sırada çantama göz kulak ol.
Translate from Türkisch to Englisch

Patronum toplantıya geç gelmeme göz yummadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary kuru gözleri için göz damlaları kullanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Pul koleksiyonuna bir göz atmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha yakına gel ve bu resme bir göz at.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen şu resme bir göz atın.
Translate from Türkisch to Englisch

New York'a geri dönmek için kırmızı-göz uçuşu yapmaktan başka seçeneğim yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Çantaya göz kulak olun.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaşla göz arasında geri döneceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Biletimi alırken çantama göz kulak ol.
Translate from Türkisch to Englisch

Zamenhof, Esperantonun yaratıcısı, bir göz doktoruydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben etrafıma bir göz atmayı düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni göz ardı etme.
Translate from Türkisch to Englisch

Sorunu göz önünde bulundurmalısınız.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşünceler göz açıp kapayana kadar tüm dünyada yayılacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Avukat yargıca suçlananların yaşlarını göz önünde tutmasını rica etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'nin John'a göz kulak olmasını rica etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un şu kitabına bir göz atayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bikinili güzel kız sahilde bir göz açıcı idi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin siyah göz hakkında hiçbir şey söylemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, çocuklara göz kulak olur musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Saatin kaç olduğu göz önüne alındığında, süpermarket nispeten boştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary ile göz teması sürdürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'ye göz kırptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok zamanım yoktu bu yüzden makaleye sadece göz gezdirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom oğlunun hâlâ canlı olduğu ihtimalini göz ardı etmeyi reddetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary ile göz temasından kaçınmak için elinden geleni yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'nin kendini öldürdüğü ihtimalini tamamen göz ardı edemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom askere alınacağı ihtimalini tamamen göz ardı edemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom işten çıkarılabileceği ihtimalini tamamen göz ardı edmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin John'a göz kulak olmasını rica etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Herhangi bir şeyi göz ardı etmeyelim.
Translate from Türkisch to Englisch

O bütün uyarılarımı göz ardı etti.

Yaşam tarzınıza dikkatle bir göz atın.

O, hatalı olduğu gerçeğini göz ardı ediyor.

O, dışarı gittiğinde, onun evine göz kulak olmamı rica eder.

Çocuk koyunlara göz kulak oluyor.

John benim tavsiyemi göz ardı etti.

Lisa, ben tren biletlerimizi alırken, benim valize göz kulak ol.

Tom'un çok zamanı yoktu bu yüzden o sadece rapora çabucak göz attı.

O, göz zevkini bozar.

Bana bir göz kırptı.

Bir göz atalım.

O, onlara göz kulak oldu.

Bu haritaya bir göz at.

Ona bir göz atalım.

O göz farı sürüyor.

Buna göz kulak olalım.

Omuzumun üzerinden göz gezdirdim.

Göz damlası satın almak istiyorum.

Ben onun raporuna göz atıyorum.

Dünya haritasına bir göz atın.

Ebeveynlerin bize göz kulak oldular.

Broşüre hızla göz atmak.

O, evraklara bir göz attı.

Bu evraklara göz atar mısın?

Buraya gel ve ona bir göz at.

Lütfen bu kitaba bir göz atın.

Babam gazeteye hızla göz gezdirdi.

Lütfen bagajıma göz kulak ol.

O, dergiye göz attı.

Bu rapora bir göz atar mısın?

O, yatmaya gitmeden önce gazeteye göz attı.

Kahvaltıdan önce her zaman gazeteye göz atarım.

Tom alkollü araba kullanmaktan beş gün hapis ve bir yıl göz hapsine mahkûm edildi.

Ona göz kulak ol.

Bir göz atayım.

Buna bir göz at.

Onun mektubuna göz attım.

Bu valize göz kulak olun.

Raporuma göz atacak mısın?

Bir göz muayenesinden geçsen iyi olur.

Onun bavuluna göz kulak oldum.

Sarı sayfalara bir göz at.

Bundan böyle hatalarına göz yummayacağım.

Lütfen bu anahtara göz kulak ol.

Müsveddeme hızla göz attı.

Her şeyi göz önüne alırsak, bu güzel bir partiydi.

Tek göz odada yaşam mücadelesi veren bir sanatçıydı.

Bir domuzun göz küresini yemek güvenli midir?

Lütfen bavuluma göz kulak olun.

Gazeteye sadece göz atmak istiyorum.

Şu fotoğraflara bir göz atayım.

Lütfen bu resme bir göz at.

Akşam gazetesine göz attı.

Onların dinlerini göz önünde bulundurmalısın.

Dergiye hızlıca bir göz attı.

Gazeteye kısaca göz attı.

Lütfen raporuma bir göz atar mısınız?

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch