Lernen Sie, wie man gözüne in einem Türkisch Satz verwendet. Über 46 handverlesene Beispiele.
Tom, Mary'nin gözüne baktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary hakkında düşünürken uzun süre gözüne uyku girmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece Tom'un gözüne uyku girmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Top onun gözüne çarptı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, doğrudan onun gözüne baktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Patronunun gözüne girmeye çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu yüzüne gözüne bulaştırdın.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi bir cerrah bir kartalın gözüne, bir aslanın kalbine ve bir hanımın eline sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yatakta gözüne uyku girmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Torpido gözüne baktın mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom haritayı katladı ve onu torpido gözüne geri koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözüne ateş et!
Translate from Türkisch to Englisch
Ne yapması gerektiğini düşündüğü için Tom'un gece yarısına kadar gözüne uyku girmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un gözüne ne olduğunu merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ne yapması gerektiğini düşünürken uzun süre gözüne uyku girmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözüne ne oldu?
Translate from Türkisch to Englisch
Mary Tom'un gözüne bir çubuk soktu.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar yüzüne gözüne bulaştırdığında gülerim.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary, Tom'un gözüne girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Duvardaki yazı Tom'un gözüne çarptı.
Translate from Türkisch to Englisch
O onun hakkında düşündüğü için saatlerce gözüne uyku girmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi düşündüğü için neredeyse bütün gece gözüne uyku girmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Meryem'in gözüne en iyi arkadaşı ilişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin gözüne ne oldu?
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzüne gözüne bulaştırma.
Translate from Türkisch to Englisch
Uzun süre gözüne uyku girmedi, geleceğini düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir sopayla kız kardeşinin gözüne dürttü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tavana baktığında gözüne bir damla su düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un tekrar yüzüne gözüne bulaştıracağını düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi düşünürken saatlerce gözüne uyku girmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
O onun gözüne girmek için elinden gelen her şeyi yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
O onun gözüne takıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali yeni gelen teknik direktörün gözüne girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun gözüne gözükme.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yıl gözüne en çok çarpan oyuncu kim?
Translate from Türkisch to Englisch
İstersen Tom'un gözüne pek gözükme.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gözüne darbe aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hakemin gözüne perde inmiş. Buz gibi penaltıyı yedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Şirin bir kız Tom'un gözüne takıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun gözüne özellikle iki fotoğraf çarpmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Kör kör parmağım gözüne misali yalan söylüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkesinki kendine, ay görünür gözüne.
Translate from Türkisch to Englisch
Daha dikkatli oyna. Ya gözüne gelseydi?
Translate from Türkisch to Englisch
Gözüne, dizine dursun.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim kıyafetlerim senin gözüne niye batıyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir insanda gözüne çarpan ilk şey nedir?
Translate from Türkisch to Englisch