Lernen Sie, wie man gözden in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Havaalanına gitmek için bir saati gözden çıkarmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bu sorunu bankanızla birlikte gözden geçirir misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Fikrini gözden geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen içeriği gözden geçiriniz ve herhangi uygun bir geri bildirim veriniz.
Translate from Türkisch to Englisch
İmzalamadan önce sözleşmeyi gözden geçirmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
O şirketin yeni bilgisayar mimarisi ile ilgili bir sorun vardı. Onlar şimdi bir iptal çılgınlığını gözden geçirecekler.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz onu gözden kaybettik.
Translate from Türkisch to Englisch
Sözde acemi skandalı duyulduğundan beri o politikacı dünyada gözden düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim için sürpriz oldu, o bir anda gözden kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Firari buradan elli kilometre uzaktaki küçük bir kasabada ortaya çıkmış, ama sonra gözden kaybolmuş.
Translate from Türkisch to Englisch
Tren gözden kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bu şehirde gözden kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Adam kalabalığın içinde gözden kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarına kadar görevi gözden geçirmeliyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarına kadar görevi gözden geçirmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Adam Tom'a baktı, sonra sahne kapısından dışarı karanlık Londra caddesine doğru gözden kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, gözden uzak bir yere sözlüğünü sakladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yaklaşan testi gözden geçirmek için biraz ekstra zaman kullanabilirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu gözden kaybettik.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom birkaç gün önce okul kütüphanesinden birkaç kitabı gözden geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben raporu tekrar gözden geçirdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuşlar uçarak uzaklaştılar ve gözden kayboldular.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kuşu gözden kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kural yeniden gözden geçirilmelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözden uzak olan, gönülden uzak olur
Translate from Türkisch to Englisch
Davayı gözden geçirmemiz gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch
Uçak gözden kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen evrakları gözden geçirin.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun arabası kısa sürede gözden kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, raporumu gözden geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bir iz bırakmadan gözden kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Böyle hatalar kolayca gözden kaçırılırlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım nasıl yaşadığımı yeniden gözden geçirmemin zamanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Her gün kelimeleri gözden geçirerek biraz zaman harcamalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınavda önce notlarını gözden geçirmek için biraz zaman harcamayı unutma.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu gözden geçirin.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu tekrar gözden geçirin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu planı tekrar gözden geçirelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gözden kaçırılmayacak kadar çok önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Parayı çabucak gözden uzak bir yere koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu önemli gerçeği gözden kaçırdık.
Translate from Türkisch to Englisch
Notları son bir kez gözden geçirecektim fakat zaman yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalabalıkta arkadaşını gözden kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Muazzam kalabalıkta arkadaşını gözden kaybetti.
Sisli ormanda yavaşça gözden kayboldu.
Öğretmen sınav kağıtlarını gözden geçirdi.
Tom gözden kayboldu.
Gözden ırak olan, gönülden ırak olur.
Kalabalıkta gözden kayboldu.
Gözden geçirmeye değer.
Tom'un notlarını gözden geçiriyorum.
Tom'un defterlerini gözden geçiriyorum.
Tom'un notlarını tekrar gözden geçiriyorum.
Tom'un dosyasını tekrar gözden geçiriyorum.
Tom'un çizelgesini tekrar gözden geçiriyorum.
Bu kağıtları gözden geçir.
Onu gözden geçir.
Sadece gözden kaybolma.
Az önce gözden kayboldu.
Gözden düşürüldüm.
İngilizce derslerini gözden geçirmeyi denedin mi?
Tom gözden çıkarılabilir.
Tom yeniden gözden geçirecek.
Mağazanın arkasındaki karanlık bir köşede gözden kayboldu.
Kendimi okyanusun derinliklerine batırmak istiyorum, ki orada gözden kaybolup bir daha asla görünmeyeyim.
Bence asıl meseleyi gözden kaçırıyorsun.
Bence asıl meseleyi gözden kaçırıyorsunuz.
Bence bir şeyi gözden kaçırıyorsun.
Bence bir şeyi gözden kaçırıyorsunuz.
Tom uyandığında Mary'nin gözden kaybolduğunu keşfetti.
Kuş uçup gözden kayboldu.
Notlarımı gözden geçirmem gerekiyor.
Notlarımı gözden geçirmeliyim.
Dün toplantıda seni gözden kaçırdık.
Hiç kimse gözden çıkarılamaz.
Dört göz iki gözden daha fazlasını görür.
Gözden uzak durun.
Gözden uzak dur.
Tom Mary gözden kayboluncaya kadar bekledi.
Tom sis içinde gözden kayboldu.
Tom sorunu gözden geçiriyor.
Bu belgeleri hızla gözden geçirmeni istiyorum.
Bunu gözden geçir.
Mary aptal ve paragöz. Durumu tekrar gözden geçirmeliyim.
Onun raporunu tekrar gözden geçirdim ama hiçbir hata bulamadım.
Uçurtma gökyüzünde gözden kayboldu.
Uçak artık gözden kayboldu.
Pazarlığının sonucunu uygun bir şekilde gözden geçirmelisin.
Tom çekmeceleri gözden geçirdi.
Önümüzdeki günlerde, durumu bir daha gözden geçireceklermiş.
Buharlı gemi gözden kayboldu.
Komşuluk ilişkilerimizi tekrar gözden geçirmeli ve komşularımızla ilişkilerimize özen göstermeliyiz.
Tom okuldan sonra gözden kayboldu.
Fırsatın olduğunda caddenin aşağısındaki yeni restoranı gözden geçir.
Tom senin evini tekrar gözden geçirdi.
5 Nisan sabahına kadar ona ihtiyacım var, bu yüzden toplantıdan önce diğer üyeler tarafından gözden geçirilebilir.
Boston'da ne olduğunu gözden geçireceğimi düşünüyordum.
Beklenmedik sağlık giderlerini ödemek için tasarruflarımızı gözden geçirmek zorunda kaldık.
Gözden uzak kalmaya çalışın.
Tom bazı belgeleri gözden geçiriyordu.