Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "gözle"

Lernen Sie, wie man gözle in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Yakın bir gelecekteki senin ziyaretini gerçekten dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Siparişinizi almayı dört gözle bekleyebilir miyiz?
Translate from Türkisch to Englisch

Ne yazık ki, oyunu iptal etmek zorunda bırakıldık, ki bunu dört gözle bekliyorduk.
Translate from Türkisch to Englisch

Atomlar çıplak gözle görülemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazı yıldızlar çıplak gözle güçlükle görülebilmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu yakından gözle.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben onu dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sizden tatminkar bir yanıt almayı dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaz tatilini dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kocasının gelmesini dört gözle bekliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Baharın gelişini dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tatili dört gözle bekliyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Sizi tekrar görmeyi dört gözle bekliyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Cevabını almayı dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Konsere gitmeyi dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya'ya gelişini dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Amcamızın ziyaretini dört gözle bekliyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Verecegim sir çok basit: insan ancak yüregiyle baktigi zaman dogruyu görebilir. Gerçegin mayasi gözle görülmez.
Translate from Türkisch to Englisch

O tamamen gözle görülebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerika'daki kitapçılarda gezinmeyi dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Boston'u ziyaret etmeyi dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelecek seferi dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Boston'a gitmeyi dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir sonraki toplantımızı dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Okyanus araştırmasının geleceğini onun geçmişiyle tahmin edeceksek birçok heyecan verici keşifleri elbette dört gözle bekleriz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün hafta bunu dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Seninle müzik icra etmeyi dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Seninle tekrar görüşmeyi dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarını dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Boston'da Tom'u ziyaret etmeyi dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'u görmeyi dört gözle beklemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom seni tekrar görmeyi dört gözle bekliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, seni tekrar görmeyi dört gözle bekliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gözle görülebilir şekilde sinirliydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıldızları çıplak gözle, hatta daha da iyisi teleskopla görebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Çıplak gözle görülebildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yakında seni görmeyi dört gözle bekliyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Yakında senden haber almayı dört gözle bekliyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

O yıldız çıplak gözle görülebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Arkayı gözle, ben önü gözleyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu kızları gözle, onlar yüzmeyi bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın seni görmeyi dört gözle bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Seninle tekrar çalışmayı dört gözle bekliyorum.

Hafta sonunu dört gözle bekliyorum.

Ona hep farklı gözle bakıyoruz.

Çıplak gözle hâlâ imkansız. Ona dürbünle bakabilirsin.

En kısa sürede yanıtını almak için dört gözle bekliyorum.

Mary onu dört gözle bekliyor.

Partini dört gözle bekliyorum.

Mektubunu dört gözle bekliyorum!

Yarını gerçekten dört gözle bekliyorum.

Yarın geceyi dört gözle bekliyorum.

Seninle tanışmayı dört gözle bekliyordum.

Seninle tanışmayı dört gözle bekliyorum.

Bunu gerçekten dört gözle bekliyordum.

Konseri dört gözle bekliyorum.

Tom onu dört gözle beklemiyor.

Tom bunu dört gözle beklemiyordu.

Tom bunu dört gözle bekliyordu.

Tom seninle tanışmayı dört gözle bekliyor.

Mektubunu almayı dört gözle bekliyorum.

Ebeveynlerinle tanışmayı dört gözle bekliyorum.

Öğrenciler yaz tatilini dört gözle bekliyorlardı.

Seyahatiniz hakkında haber almayı dört gözle bekliyoruz.

Bu hafta sonu rahatlamayı dört gözle bekliyorum.

Tom'la zaman geçirmeyi gerçekten dört gözle bekliyorum.

Tom'la deniz yolculuğuna gitmeyi gerçekten dört gözle bekliyorum.

Yeni ofisimize ziyaretinizi dört gözle bekliyoruz.

Los Angeles'taki kız kardeşimi ziyaret etmeyi dört gözle bekliyorum.

Yaz tatili sırasında dört gözle ziyaretini bekliyorum.

Bu mektubun sizi ilgilendirdiğini umuyoruz ve dört gözle cevabınızı bekliyoruz.

Yemek yemek için senin evine gelmeyi dört gözle bekliyorum.

Seni özlüyoruz ve gerçekten burada olmanı dört gözle bekliyoruz.

Gerçekten Tom'la plaja gitmeyi dört gözle bekliyorum.

Müsait olduğunda senden dört gözle haber bekliyorum.

Sophie bilinmeyen göndericiden bir mektup daha almayı dört gözle bekliyordu.

Böylesine uzun bir süreden sonra hepinizle görüşmeyi dört gözle bekliyorum.

Sizinle tanışmak hoştu. Sizden dört gözle haber bekliyorum.

Umarım tekrar birlikte olabiliriz. Evet, bunu dört gözle bekleyeceğim.

Partiye gitmeye karar vermeme rağmen, bunu dört gözle beklemiyorum.

İyi ruh hali içindeki herkes yarın başlayacak olan beş günlük tatili dört gözle bekliyor.

Gelecek hafta Boston'a gideceğim fakat bunu dört gözle beklemiyorum.

Artık kıt kanaat geçinmek zorunda olmayacakları zamanı dört gözle bekliyorlardı.

Onların en iyi durumdaki hem zeka hem de vücutları ile, yeni gelenlerin eğitim kampını dört gözle bekleyelim.

Oyun herkes tarafından dört gözle beklendi.

Festival köylüler tarafından dört gözle bekleniyor.

Bu şehirde seni görmeyi dört gözle bekliyorum.

Akabinde cevapla teklifinizi dört gözle bekliyoruz.

Konuşmak için bir sonraki fırsatını dört gözle beklemiyor musun?

Bayan Cobb'un dönüşünü dört gözle bekleyen tek kişi.

Türkiye'ye gelmeyi dört gözle bekliyorum.

Çıplak gözle her zaman görülemez.

20 Mart 2015 sabahı sırasında tam güneş tutulması İskoçyanın kuzeybatısında yer alan Faroe adalarından ve Greenland'in doğusunda yer alan Svalbarg adalarından gözle görülebilir olacak.

Çıplak gözle güneşe doğrudan doğruya bakmamalısın.

Çıplak gözle ya da dürbün ya da teleskop gibi herhangi bir aletle doğrudan doğruya güneşe bakmamalısın.

Burada gözle görülür hiçbir şey yok!

Dünyadan çıplak gözle kaç tane yıldız görülür?

Tom gözle görülür şekilde sarsılmış.

Günümüzde Avrupa ülkelerinin çoğunluğu sosyal demokratlar tarafından yönetilir ama aşırı sağda gözle görülür bir yükseliş var.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch