Lernen Sie, wie man gözyaşı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 36 handverlesene Beispiele.
Bir gözyaşı onun yanağından aşağıya süzüldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana gözyaşı kanalımın tıkandığı söylenildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözyaşı akıtmamak için çabaladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kim kan ve gözyaşı ister?
Translate from Türkisch to Englisch
Dünyadaki tek sorun gelecekte savaşların yaşanmaması, kan ve gözyaşı dökülmemesi değil midir?
Translate from Türkisch to Englisch
Benim size kan ve gözyaşı getireceğimi düşünmeniz çok çirkindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gözlerinde hala gözyaşı olmasına rağmen gülmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hikayeyi dinlerken gözyaşı döktü.
Translate from Türkisch to Englisch
En son ne zaman birisi için gözyaşı döktün?
Translate from Türkisch to Englisch
Kızlar, romanı okuduktan sonra gözyaşı döktüler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun gözlerinde gözyaşı gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu berbat adam için gözyaşı dökmem.
Translate from Türkisch to Englisch
Müziksiz dünya, gözyaşı vadisidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yanağından bir gözyaşı süzüldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözyaşı Otu çok sayıda hastalığı tedavi edebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun gözlerinden sonsuz bir gözyaşı akışı düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Binlerce yıldır birçok eski kavim kaybolup gidiyor ve kimse onlar için gözyaşı dökmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kan ve gözyaşı bizim kardeşimiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözünde gözyaşı ile bana baktı.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir gözyaşı dökmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi haber, onun gözlerine gözyaşı getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Müziğin güzelliği onun gözlerine gözyaşı getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gözyaşı döktü.
Translate from Türkisch to Englisch
O gözyaşı dolu gözlerle kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir damla bile gözyaşı dökmeyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
İki damla gözyaşı onun yanaklarından aşağıya düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Kız babası öldüğünde biraz gözyaşı döktü.
Translate from Türkisch to Englisch
Kan, çaba, gözyaşı ve terden başka verebilecek hiçbir şeyim yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Elbisemdeki gözyaşını gördüğümde bir damla gözyaşı döktüm.
Translate from Türkisch to Englisch
O gözüme gözyaşı getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözyaşı döken sadece Tom.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözyaşının hiçbir faydası olmadığını anlamak için Yahudilerin Kudüs'te yüzlerce yıldan beri başlarını dayayıp ağladıkları taşı ziyaret ediniz. Yüzlerce yıllık gözyaşı bu Ağlama Duvarı'nı bir santim aşındırmamıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabun beden için ne ise, gözyaşı da ruh için odur.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözyaşı sıcak akıyorsa acıdan, soğuk akıyorsa sevinçtendir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir damla gözyaşını tutmak, bin gözyaşı dökmekten daha zor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hükümete katılanlara söylediğimi Meclis'e de söylemek istiyorum: "Kan, meşakkat, gözyaşı ve alın terinden başka sunacak hiçbir şeyim yok." Önümüzde en acılı türden bir sınav var. Önümüzde çok, çok uzun aylar süren mücadele ve ıstırap var. Politikamız nedir diye soruyorsunuz; Şunu söylemek istiyorum: Denizde, karada ve havada, tüm gücümüzle ve Tanrı'nın bize verebileceği tüm gücümüzle savaşmak ve karanlıkta asla aşılamayan canavarca bir tiranlığa karşı savaşmaktır. İçler acısı insan suçları listesi. Politikamız bu.