Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "gülmekten"

Lernen Sie, wie man gülmekten in einem Türkisch Satz verwendet. Über 81 handverlesene Beispiele.

Seyirciler gülmekten patladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes gülmekten kırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu gördüğümde gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu görür görmez gülmekten kırıldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben kendimi gülmekten alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gülmekten kendini alamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gülmekten kendini tutamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, gülmekten kırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların hepsi gülmekten patladılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona gülmekten kendini alamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Gülmekten katılıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O kadar komikti ki gülmekten karnıma ağrılar girdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun şakasına gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Plana gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun şakasına gülmekten kendimizi alamadık.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun esprilerine gülmekten kendini alamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun saç tıraşına gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kahkaha ile gülmekten kendini alamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Prenses ona gülmekten kendini alamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes onun esprisine gülmekten kendini alamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gülmekten katıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gülmekten vazgeçemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendimi gülmekten alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hafifçe gülmekten kendini alamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Affedersiniz, gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Görünce gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yüksek sesle gülmekten kendini alamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun çocuksu samimiyetine gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

O hikayeyi duyduğumda gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğretmenin şakasına gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

O o kadar komik görünüyordu ki gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu düşündüğümde gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom o kadar komik görünüyordu ki gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

O kekelemeye başladığında sınıf arkadaşları gülmekten kendilerini alamadılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye güldüğünde o geri gülmekten kendini alamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun çamurla kaplı yüz aşağı yattığını gördüğümde gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni gülmekten çatlatıyorsun, Tom.
Translate from Türkisch to Englisch

Gülmekten kırıldılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un gülmekten gözlerine yaş geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu video beni gülmekten kopardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Shay David'in anlattığı fıkrayı duyduğunda gülmekten kırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Gülmekten ölüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un muz kabuğunda kaydığını gördüklerinde odadaki herkesin gülmekten gözleri yaşardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gülmekten kırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Seyirci gülmekten patlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun gülmekten başka çaresi yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Gülmekten öleceğimi düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Hafif bir suçluluk duygusu olsa da o kendini gülmekten alamadı.

Artık kendimi gülmekten alamıyorum.

O o kadar komikti ki gülmekten homurdandım.

Kıkır kıkır gülmekten kendimi alamadım.

Kendimi ona gülmekten alamıyorum.

Güzel dişleri vardı. Onları göstermek için gülmekten hoşlanırdı.

Onun partideki davranışı o kadar komikti ki kendimi gülmekten alamadım.

Ona gülmekten kendimi alamıyordum.

Tom gülmekten hoşlanıyordu.

Partide o kadar çok komikti ki, kendimi gülmekten alıkoyamadım.

Onun dans ettiğini gördüğümde, kendimi gülmekten alamıyorum.

Gülmekten pantolonuma yaptım.

O beni çıplak gördüğünde gülmekten patladı.

Gülmekten kendini alamadı.

Tom gülmekten vazgeçti.

Tom gülmekten korktu.

Yaptığın salaklık karşısında kendimi gülmekten alamıyorum.

Tom gülmekten öldü.

Kendime gülmekten alıkoyamadım kendimi.

Gülmekten yarıldım.

Gülmekten yarıldık.

Koptum gülmekten.

Tom'un esprilerine gülmekten kendimizi alamadık.

Gülmekten başka bir şey yapamaz.

Gülmekten öldüm!

Gülmekten yerlere yattım!

Kendimi gülmekten alamıyorum.

Olanlara üzülmüyorsan bile bari gülmekten utan.

Ali herkesi gülmekten kırdı geçirdi.

Gülmekten yerlere yatıyorlar.

Gülmekten patlıyorlar adeta.

Tom gülmekten kırılıyordur.

Gülmekten kendimi alamıyorum.

Gülmekten öldüm.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch