Lernen Sie, wie man günaha in einem Türkisch Satz verwendet. Über 10 handverlesene Beispiele.
O, günaha yenik düşecek kadar zayıf.
Translate from Türkisch to Englisch
O günaha yenik düşmek için yeterince zayıf.
Translate from Türkisch to Englisch
Günaha karşı direnmek gerçekten çok zor.
Translate from Türkisch to Englisch
Günaha karşı boyun eğmemelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
O, günaha boyun eğdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Günaha karşı koyamadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Günaha karşı birkaç iyi koruma vardır ama en emini korkaklıktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Deliceler nasıl toplanıp yakılırsa, çağın sonunda da böyle olacaktır. İnsanoğlu meleklerini gönderecek, onlar da insanları günaha düşüren her şeyi, kötülük yapan herkesi O'nun egemenliğinden toplayıp kızgın fırına atacaklar. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır. Doğru kişiler o zaman Babaları'nın egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!
Translate from Türkisch to Englisch
“Başkaldırıyı ortadan kaldırmak, günaha son vermek, suçu bağışlatmak, sonsuza dek kalıcı doğruluğu sağlamak, görüm ve peygamberliği mühürlemek, En Kutsal'ı meshetmek için senin halkına ve kutsal kentine yetmiş hafta kadar zaman saptanmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir günaha boyun eğmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch