Lernen Sie, wie man güneş in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Güneş Tanrısı'nı mutlu etmek için her gün bir lama öldürdüler.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş gökyüzünde parlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş ışığında okumak gözlerine zarar verebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş bizi ışık ve ısı verir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oda fazla güneş ışığı almıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oda fazla güneş almıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Neptün, güneş sisteminin sekizinci gezegenidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş sabah erken doğar.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarının toplam güneş tutulması, güney yarımküreden görünür olacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen benim güneş ışığımsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tepeden görülen yükselen güneş güzeldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz güneş ve rüzgar gibi enerji kaynakları kullanacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş ışığı odayı aydınlatıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş tepede.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş doğduğu için, ışığı kapattım.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş doğuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş doğduğunda, yıldızlar kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş vahşi bir renk aleviyle batıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş battığında hava soğudu.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş batmadan önce, gideceğimiz yere varacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş batarken, hepimiz eve doğru hareket ettik.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş battı.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş batarken, onlar hâlâ dans ediyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş rengini artırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz eve varmadan önce, güneş tamamen batmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş batıncaya kadar resmi yapmaya devam edeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş batıdan doğsada, o kararından vazgeçmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom genellikle çok parlak olmasa bile güneş gözlüğü takıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş ışın yayar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom güneş gözlüğünü kafasının üstüne doğru itti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bütün gün güneşte kaldıktan sonra, burnunda güneş yanığı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş ışığı odamı ısıtır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom biraz güneş kremi çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iskelede güneş banyosu yapıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bazen içerde güneş gözlüğü takar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom güneş yanığı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom güneş kremi kullanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Buralarda hava erken kararıyor.Sonbahar zamanı geldiğinde güneş bir kaya gibi düşüyor gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın sabah kalktığımda, güneş parlıyor ve kuşlar ötüyor olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
O güneş gözlüğü takıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş kremi sürmek istemiyorsan, bu senin sorunun. Güneşte yandığın zaman bana şikayete gelme.
Translate from Türkisch to Englisch
Christine tüm gün gölgede kaldı, çünkü güneş yanığı olmak istemiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her zaman güneş kremi sürmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş yükseliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim kötü bir güneş yanığım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş batıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş şimdi yükseliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oda güneş alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş karı eritti.
Güneş batmak üzeredir.
Onun güneş gözlüğü var.
Güneş batmak üzere.
Güneş doğmak üzere.
Güneş henüz doğmadı.
Güneş sistemimize en yakın yıldız Proxima Centauri'dir.
Güneş ışıl ışıl parlıyor.
Güneş her zaman parlamaz.
Güneş ışıl ışıl parlıyordu.
Güneş Batıdan batıyor.
Bu oda fazla güneş almaz.
Güneş aydan daha büyüktür.
Güneş ufukta göründü.
Güneş her zaman batıdan batar.
Güneş ışığı insanları dışarı çıkmaya özendirdi.
Güneş parlak bir şekilde parladı.
Bu oda çok fazla güneş ışığı almaz.
Güneş doğduğunda çiğ buharlaştı.
Güneş bu kadar güçlü iken örtünmek iyi bir fikirdir.
Eski Yunanlar güneş sistemi hakkında bizim bildiğimiz kadar çok şey biliyorlardı.
Güneş kremi sürmeden güneşte çok fazla zaman harcarsan güneş yanığı olursun.
Benim güneş yanığım acıyor.
Güneş batıyordu.
Güneş batıdan batar.
Güneş yakında doğacak.
Biz güneş doğmadan önce başladık.
Güneş ışık ve ısı verir.
Güneş kremine ihtiyacım var.
Güneş enerjisinden bahsedelim.
Güneş yüzüme parlıyor.
Güneş en parlak yıldızdır.
Güneş ufukta yükseldi.
Güneş kışın akşam 4'te batar.
Güneş ayın gölgesine gizlenmişti.
Güneş gece parlamaz.
Güneş bize ısı ve ışık verir.
İyi bir çift güneş gözlüğüne ihtiyacım var.
Güneş doğmadan önce başlayalım.
Güneş ışığı bitkiler için faydalıdır.
Güneş her zaman doğudan doğar.
Bu oda bol güneş ışığı alır.
Tom'un yeni bir çift güneş gözlüğü var.
Tom genellikle güneş losyonu sürer mi?
Güneş gündüz parlar; ay ise gece.
Güneş aydan daha parlaktır.
Güneş bir bulutun arkasında kayboldu.
Güneş kışın daha erken batar.
Bu oda çok güneş almaz.
Ev güneş enerjisi ile ısıtılmaktadır.
Güneş çıktı ve buz eridi.