Lernen Sie, wie man güneşte in einem Türkisch Satz verwendet. Über 52 handverlesene Beispiele.
Onlar otobüsten indiler ve sıcak güneşte iki kilometre yürüdüler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün gün güneşte oturma iyi olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bütün gün güneşte kaldıktan sonra, burnunda güneş yanığı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kediler güneşte oynamayı severler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sadece güneşte oturmayı ve müzik dinlemeyi oldukça eğlenceli buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş kremi sürmek istemiyorsan, bu senin sorunun. Güneşte yandığın zaman bana şikayete gelme.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok uzun süre güneşte kalma.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş kremi sürmeden güneşte çok fazla zaman harcarsan güneş yanığı olursun.
Translate from Türkisch to Englisch
Buz güneşte erir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kedi güneşte yatıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Buz güneşte eridi.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneşte kendilerini kuruladılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir şey yapmadan güneşte otururdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu çocuk güneşte çok uzun süre bırakıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim köpek bütün gün güneşte yatıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İstiyorsanız şöyle güneşte oturabiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Güzel genç kız kayanın tepesine oturdu ve güneşte altın rengi saçlarını taradı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin giysisi güneşte kuruyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu meyveler güneşte kurutuldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Otobüsten indiler ve sıcak güneşte iki kilometre yürüdüler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un çok açık bir teni var ve güneşte kolayca yanar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bütün öğleden sonra sıcak güneşte çalıştıktan sonra hararetli ve yorgun görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kar güneşte eridi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kediler güneşte dinleniyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Plaja son kez gittiğimde, güneşte kötü şekilde yandım.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada güneşte oturuyor olmama rağmen, hâlâ üşüdüğümü hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Meyveler güneşte çürür.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben güneşte yandım.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer onu yıkarsan, araban güneşte parlayacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sıcak güneşte bütün gün çalıştıktan sonra yorgun olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada güneşte oturuyor olsam da hala üşüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona güneşte güneşlendiğimi söyle.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneşte oturan bir adam vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kedi güneşte güneşlendi.
Translate from Türkisch to Englisch
O zamanda güneşte banyo yapıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Arabayı yıkarsan güneşte parlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben güneşte yürüyemem.
Translate from Türkisch to Englisch
Dışarı çıkalım ve güneşte oturalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Çatı güneşte parlıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kırık cam parçaları güneşte parlıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar kendilerini güneşte ısıttılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneşte mi yandın? Burnunun ucu tamamen kırmızı.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneşte oturmama rağmen ben hâlâ üşüyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz bir süre güneşte uzandıktan sonra göle daldık.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneşte çok fazla vakit harcamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneşte oturduğumda bile üşüdüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben de biraz güneşte yanıyorum.
Güneşte ne kadar dikkatlisin?
Başım ağrıyor. Güneşte çok uzun zaman kaldım.
Hava güneşte güzel.
Güneşte yandık.
Güneşte çabuk yanıyorum.