Lernen Sie, wie man güreş in einem Türkisch Satz verwendet. Über 17 handverlesene Beispiele.
Tom Mary'ye güreş takımının kaptanı olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un güreş koçu olan bir arkadaşı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'ye kendisinin güreş takımının kaptanı olmadığını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kafeye girdiğim gibi televizyonda güreş karşılaşması izleyen iki genç erkek gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom başparmak güreş yarışmasını kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çay salonuna girdiğimde televizyonda güreş maçı izleyen iki genç adam buldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary ile güreş tuttu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben kafeteryaya girdiğimde, iki tane genç adam televizyonda bir güreş maçını izliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Çay odasına girdiğimde televizyonda güreş maçı izleyen iki genç adam buldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar omuz omuza güreş tutuyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Güreş, Eski Yunan'da en popüler organize spordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom güreş takımındadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami bir güreş maçından geri döndü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom da güreş takımında.
Translate from Türkisch to Englisch
Sakın domuzlarla güreş tutma. Hem kirlenirsin hem de domuz bundan hoşlanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom güreş takımında değil.
Translate from Türkisch to Englisch
En son ne zaman bir güreş müsabakası izlediniz?
Translate from Türkisch to Englisch