Lernen Sie, wie man güven in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Övüldüğümüz zaman güven kazanırız.
Translate from Türkisch to Englisch
O, "bana güven" dedi.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlara güven, ama yabancılardan şeker alma.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendine güven başarının anahtarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sözüme güven.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendine güven.
Translate from Türkisch to Englisch
İçgüdüne güven.
Translate from Türkisch to Englisch
Güven kazanılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu konuda bana güven.
Translate from Türkisch to Englisch
Güven eksikliğim var.
Translate from Türkisch to Englisch
Güven bana. Onu istemezsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Güven, sevgi ve saygı olmadan işler başarılamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana güven.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece bana güven.
Translate from Türkisch to Englisch
Buna güven.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye yeniden güven verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a güven.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendine güven eksikliğin var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a güven duyulabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana güven duymamalıydım.
Translate from Türkisch to Englisch
Güven duyduğum kurumların aslında güven duyulmaması gerektiğini çok geç anladım.
Translate from Türkisch to Englisch
Güven olmadan dostluk olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Dostluk karşılıklı güven gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana ister güven, ister güvenme. Artık umurumda değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Güven iyidir, kontrol ise daha iyi.
Translate from Türkisch to Englisch
Güven bana!
Translate from Türkisch to Englisch
Nisan ayına güven olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Cılız ve titrek bir sesle, insanlara güven ve ümit vermek imkânsızdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Hadi, güven bana.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım, Tom güven telkin etmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona güven olmaz!
Translate from Türkisch to Englisch
Güven bir kere yıkılırsa tamir olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Güven, ama kontrol et.
Translate from Türkisch to Englisch
Size güven olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana güven olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Güven sorunu yaşadığını hiç herhangi biri sana söyledi mi?
Translate from Türkisch to Englisch
O çok güven vericiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
O bana hiç güven vermiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızdaki güven bağını kopardın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana güven, onu burada seveceksin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çok güven verici.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün güven doluyum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona güven. O konuyla ilgili bir uzman.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayıya güven!
Translate from Türkisch to Englisch
Korku güven yokluğudur.
Translate from Türkisch to Englisch
Güven ve kibir arasında çoğu kez ince bir çizgi vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
O güven verici.
Translate from Türkisch to Englisch
Güven her şeydir.
Translate from Türkisch to Englisch
O güven verici görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İnanç ve güven arasındaki fark nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom güven ve kibir arasındaki farkı bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok güven verici değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün bu güven nereden geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana güven. Sen onu istemiyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom güven tazelemeye çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana güven, ben mühendisim!
Translate from Türkisch to Englisch
O "güven bana" dedi.
Translate from Türkisch to Englisch
O işe yaramayacak, bana güven.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana güven!
Tom' a güven!
Bana güven sadece.
"Bana güven." dedi.
Dostluk bir güven meselesidir.
Öz güven eksikliğimiz yok.
Güven bana, onu seveceksin.
Güven vermiyor.
Hayatta başarılı olmak için iki şeye ihtiyacın var: bilgisizlik ve güven.
Bende ifade ettiğin güven için teşekkürler.
Bana güven, ben bir doktorum.
Tom yine güven dolu.
Onun gözyaşları hikayeye daha güven verdi.
Güven sorunu anlamadan önce sahip olduğun şeydir.
Bir kadına sırrını güven ama onu dilini kesip kopar!
İlk paragraf güven vericidir.
Bana hikayeyi anlatabilirsin, güven bana.
Tom Boston'da bir güven altında.
Her şey yolunda, başarabilirsin! Kendine güven! Sen zaten mükemmel bir yüzücüsün!
O biraz utangaç ama güven bana o çok güzel.
Tom yeniden güven verilmiş görünmüyor.
Sen ona tamamen güven.
O adam bir Kriminolog. Ona güven!
Güçlerine güven!
O, güç ve güven duygularına ilham verdi.
Bu konuda bana güven Tom.
Tom bana güven verdi.
Güven her iki yönde de geçerlidir.
Rab'be güven.
O benim sahip olmadığım bir şeye sahip: güven.
Güven Tom'un hayatını değiştirdi.
Asla güven eksikliğim olmadı.
Tom hiç güven eksikliği yaşamıyor.
O konuda bana güven.
Güven kazanmak oldukça zordur ama kaybetmek çok kolaydır.
İhtiyacınız olan tek şey cehalet ve güven ve başarı kesindir.
Çok fazla güven tehlikeyi cezbeder.
Bana güven ve gözlerini kapat.
Tom Mary'ye güven duyduğunu söyledi.
Sende üç şeyi fark eden insana güven: gülümsemenin ardında sakladığın acıyı, öfkenin ardındaki sevgiyi, suskunluğunun ardındaki sebebi.
Lütfen bana güven.
Sözlerle verilen iyilik, güven oluşturur. Düşüncelerdeki iyilik, incelik oluşturur. Vericilikte iyilik, sevgi oluşturur.