Lernen Sie, wie man güvenli in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Tüm tarayıcılar güvenli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvenli sür.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu su içmek için güvenli.
Translate from Türkisch to Englisch
Parayı güvenli bir yerde tut.
Translate from Türkisch to Englisch
Değerli şeylerini güvenli bir yerde muhafaza etmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvenli bir mekândasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu köprü güvenli görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün kapıların güvenli bir şekilde kapatıldığını kontrol etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Karlı yollarda bir kaza yapmadıysan, güvenli bir şekilde geri dönebilmen gerektiğini düşünüyorum
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar deprem için güvenli bir bina inşa etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvenli bir mesafeden cesur olmak kolaydır.
Translate from Türkisch to Englisch
New York ile karşılaştırıldığında, Tokyo çok daha güvenli bir yerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu güvenli bir yerde sakla. Ona kimsenin dokunmasını istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Parayı güvenli bir yerde saklayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Uçak güvenli bir şekilde indi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yolun genişliği güvenli sürüş için yetersiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Sigorta bize içinde yaşadığımız dünyanın tamamen güvenli olmadığını hatırlatıyor; biz hastalanabiliriz ya da beklenmedik şeylerle karşılaşabiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm tarayıcılar güvenli değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kız için gece geç saatte kendi başına dışarı çıkması güvenli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin güvenli şekilde eve vardığını duyduğunda rahatladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin sürdüğü arabanın güvenli olmadığını düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un güvenli bir yere gizlenmiş biraz parası var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom güvenli bir şekilde araba sürer.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kuyu suyunu kaynattı böylece o içmesi güvenli olacaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom güvenli bir sürücü.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok kişi, altının en güvenli yatırım olduğunu hissediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu onların işlerinin güvenli olmasından dolayıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yirminci yüzyılda en büyük piyanist olduğu güvenli bir şekilde söylenebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Keiko onun güvenli bir şekilde gelişini ona bildirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvenli yolculuklar.
Translate from Türkisch to Englisch
Onunla birlikte güvenli hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiğ yumurta yemek güvenli midir?
Translate from Türkisch to Englisch
Burada kalmak güvenli midir?
Translate from Türkisch to Englisch
Yapı güvenli değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiğ kabak yemek güvenli midir?
Translate from Türkisch to Englisch
Köpeklerin balık yemeleri güvenli midir?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu nehirde yüzmek güvenli midir?
Translate from Türkisch to Englisch
Gece o mahallede yürümeyi güvenli hissetmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir yer güvenli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, güvenli değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yılan dokunmak için güvenli midir?
Translate from Türkisch to Englisch
Uçak güvenli bir iniş yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvenli bir hızda sürmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir domuzun göz küresini yemek güvenli midir?
Translate from Türkisch to Englisch
Güvenli ve etkili bir tedavi mevcut değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkesin güvenli bir şekilde vardığını umuyorum.
Sevkiyat bize güvenli bir şekilde ulaştı.
Onlar o ilacın güvenli olmadığını söylüyorlar.
Gece yalnız yürümek güvenli değildir.
Bence Japonya çok güvenli bir ülke.
Araba sürerken mesaj göndermek güvenli değil.
Sabah erken saatte güvenli şekilde buraya geldim.
Uçak piste güvenli şekilde indi.
O, uçakların arabalardan daha güvenli olduklarını düşünüyor.
Hamilelik sırasında çiğ balık yemek güvenli midir?
O çocuk annesinin kollarında güvenli hissetti.
Mülteciler yeni ülkelerinde güvenli hissetti.
Şimdi güvenli mi?
Burası güvenli.
O güvenli mi?
Burası güvenli değil.
Yetenekli bir aptal için hiçbir şey güvenli değidir.
Bu ilçe yaşamak için güvenli bir yer değil artık.
Bu yol çok güvenli değil.
Yere düşmüş yiyeceği yemek güvenli mi?
Güvenli bölgenin üzerinde uçtuktan sonra, uçak belirlenemeyen bir hava sahasına girdi.
Eğer Afrika kıtasına gitmiş olsaydım en güvenli ve en temiz yer neresi olurdu?
Sanırım burada güvenli olacağız.
Şimdi çok daha güvenli hissediyorum.
Bunu güvenli bir yere koymak isteyebilirsin.
Tom şimdi güvenli.
Tom oldukça güvenli.
Burada daha güvenli hissediyorum.
Burada güvenli hissediyorum.
Tom'un tamamen güvenli olacağına sizi temin ederim.
Güvenli bir şekilde geldik.
Bu su içmek için güvenli mi?
Bu çok güvenli.
Orada daha güvenli.
Orada güvenli.
Şimdi güvenli.
Oldukça güvenli.
Güvenli değil.
Asla güvenli değil.
Daha güvenli olacak.
Güvenli mi?
Güvenli değilim.
Onlar oldukça güvenli.
Güvenli değiliz.
Güvenli değilsin.
Sen güvenli değilsin.
Tom güvenli olacak.
Bu güvenli değil.
Tom sadece güvenli olması için bir kurşun geçirmez yelek giydi.
Bu köprüyü şimdi geçmek gerçekten güvenli değil.
Bu gerçekten güvenli değil.
Burada yüzmenin güvenli olduğunu düşünüyorum.
Burada yüzmenin güvenli olduğunu sanmıyorum.
Bu güvenli bir varsayım.
Yeterince güvenli görünüyor.