Lernen Sie, wie man güvenmek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 42 handverlesene Beispiele.
Ona güvenmek için daha iyi tanımalıydın.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayatımı kaptana güvenmek zorundaydım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendine güvenmek başarının anahtarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlara güvenmek zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece bana güvenmek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Koum'un ailesi Ukrayna'dan Amerika Birleşik Devletlerine göç ettikten sonra yemek fişlerine güvenmek zorundaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Affetmek zor değildir, yeniden güvenmek zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana güvenmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece bana güvenmek zorunda kalacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Birine güvenmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Birine güvenmek zorundayım. Bu sen olabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
"Mary, bana güvenmek zorundasın." "Sana güvenmiyorum!"
Translate from Türkisch to Englisch
Onlara güvenmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona güvenmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlara güvenmek zorundaydım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona güvenmek zorundaydım.
Translate from Türkisch to Englisch
Birbirimize güvenmek zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a güvenmek zorunda kalacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu konuda bana güvenmek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bize güvenmek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana güvenmek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Birine güvenmek benim için çok zor.
Translate from Türkisch to Englisch
Birine güvenmek zorundaydım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen bana güvenmek zorundasın, tatlım!
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç kimse ülkeme güvenmek istemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç kimse ülkeme güvenmek istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım bir şey için birine asla güvenmek zorunda kalmadığım için benim dostluk üzerine görüşüm oldukça kasvetli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tek şansımın içgüdülerime güvenmek olduğunu biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Siz sadece birbirimize güvenmek zorundasınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye güvenmek için geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom başka birine güvenmek istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom başkasına güvenmek istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a güvenmek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bundan sonra sana güvenmek zorunda kalacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana güvenmek için geldim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım sana güvenmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvenmek sevmekten daha önemli.
Translate from Türkisch to Englisch
Başkalarına güvenmek hoşuma gitmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvenmek iyidir, ama kontrol etmek daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yapmanız gereken tek şey birbirinize güvenmek.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a güvenmek benim için aptalcaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana güvenmek zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch