Lernen Sie, wie man güvercin in einem Türkisch Satz verwendet. Über 46 handverlesene Beispiele.
Güvercin barış anlamına gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu güvercin San Francisco'dan New York'a uçtu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gül bir çiçektir ve güvercin bir kuştur.
Translate from Türkisch to Englisch
Şehir meydanında çok sayıda güvercin vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvercin, barışın sembolüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvercin ve deve kuşu her ikisi de kuştur; biri uçabilir ve diğeri uçamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvercin barışı simgeler.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvercin bir barış sembolüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvercin ünlü bir barış sembolüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvercin barışı temsil eder.
Translate from Türkisch to Englisch
O güvercin parmaklı.
Translate from Türkisch to Englisch
O adam güvercin-parmaklı yürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvercin ötüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Cennetten bir Ruhun bir güvercin olarak geldiğini ve onda kaldığını gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç yavru güvercin gördün mü?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir güvercin penceremin altında ötüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ah, sevgili güvercin, keşke seninki gibi kanatlarım olsa!
Translate from Türkisch to Englisch
Son zamanlarda buralarda çok güvercin görmedik.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvercin yarışı neredeyse 2000 yıl geriye uzanan bir spordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç güvercin gördün mü?
Translate from Türkisch to Englisch
Güvercin kumru gibi öter.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom güvercin ayak.
Translate from Türkisch to Englisch
Arabam güvercin pisliği ile kaplı.
Translate from Türkisch to Englisch
Balkonda güvercin ötüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir güvercin gibi ötemem. Ben bir şahinim.
Translate from Türkisch to Englisch
Arabam güvercin dışkısıyla kaplıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Çatıda beyaz bir güvercin var.
Translate from Türkisch to Englisch
O güvercin, San Francisco'dan New York'a uçtu.
Translate from Türkisch to Englisch
Babam güvercin yetiştirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvercin yeryüzüne hızla uçtu. O bir hindiden çok daha büyüktü.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvercin uçup gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvercin pencereden uçtu.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvercin kafese uçtu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir güvercin gibi ötüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir güvercin arasındaki fark nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar için güvercin yakalamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali partinin güvercin kanadından.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvercin konacak bir yer bulamadı, çünkü her yer suyla kaplıydı. Gemiye, Nuh'un yanına döndü. Nuh uzanıp güvercini tuttu ve gemiye, yanına aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Güvercin gagasında yeni kopmuş bir zeytin yaprağıyla akşamleyin geri döndü. O zaman Nuh suların yeryüzünden çekilmiş olduğunu anladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yedi gün daha bekledikten sonra güvercini yine gönderdi. Bu kez güvercin geri dönmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
O hem şahin kanadından bir güvercin hem de güvercin kanadından bir şahin.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali partinin güvercin kanadından bir isim.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocukken tarasa kanadını sakatlamış bir güvercin gelmişti. İyileşene kadar kafeste besleyip sonra salmıştık, ama alıştığı için uzun zaman daha gelmeye devam etmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Çatıda bir güvercin var.
Translate from Türkisch to Englisch
Cezayir'de her yerde güvercin ve martı görebilirsiniz.
Cezayir'de her yerde güvercin ve martı görülebilir.