Lernen Sie, wie man geç in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Geç kaldığım için üzgünüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Geç oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok geç.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden geç kaldın?
Translate from Türkisch to Englisch
Kalk. Çok geç oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Okula geç kalacağım!
Translate from Türkisch to Englisch
Her zaman geç kalıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
O, partiye geç geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen geç geldiğimden dolayı beni affet.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kardan dolayı geç kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, her zamanki gibi geç geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Görünüşe göre, otobüs geç kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gece geç saatlere kadar oturduğum için, çok uykuluyum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kez daha geç kalmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gece geç vakte kadar çalışacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Okula geç kalma.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun işe genellikle geç gelmesi yeterince kötüydü fakat sarhoş gelmesi bardağı taşıran son damlaydı ve ben onun işine son verdireceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Otuz dakika geç döndü.
Translate from Türkisch to Englisch
Yirmili yaşlarda birçok geç kadın yaz tatilleri esnasında yurt dışına gitmeyi planlıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Okula geç kalan öğrencilerin sayısı beklediğimden çok daha azdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Her kim geç kalkarsa, onun için, yeterli ekmek olmayabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Pazartesi günleri çoğunlukla okula geç kalır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana geç kalacaklar gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Acele et. Okula geç kalacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Caddeyi geç.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç şans onu terk edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom akşam yemeğine geç kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç o bana her şeyi anlatacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben, bir trafik sıkışıklığı nedeniyle toplantıya geç kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Trafik sıkışıklığı toplantıya geç kalmama neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Trenler geç çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Patronum toplantıya geç gelmeme göz yummadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sık sık gece geç saatlere kadar kitap okur.
Translate from Türkisch to Englisch
At çalındıktan sonra ahırın kapısını kapatmak için çok geç.
Translate from Türkisch to Englisch
Er ya da geç her anne-baba çocukları ile kuşlar ve arılar hakkında bir konuşma yapmak zorundadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Derhal git, yoksa geç kalacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un dün gece geç saatlere kadar çalıştığını duydum. Doğru mudur?
Translate from Türkisch to Englisch
Bildiğiniz gibi, şiddetli yağmurun sonucu olarak geç kaldık.
Translate from Türkisch to Englisch
Çalar saatim çalışmadı. Geç kalmamın nedeni budur.
Translate from Türkisch to Englisch
Linda gece eve geç geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her zaman öğretmenler kendisine izin verdiği sürece geç saatlere kadar okulda kalır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona okula geç kalmamasını söyle.
Translate from Türkisch to Englisch
Banka cuma günleri geç kapanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana gece geç saatlerde Çellonu çalmamanı söyledim, fakat çaldın ve şimdi komşular şikâyet etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Niçin geç kaldığını bize açıklamasını talep ettik.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın okula geç kalmayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben okula geç kalacağım.
Artık çok geç.
Trafik olduğundan dolayı toplantıya geç kaldım.
Otobüs, on dakika geç geldi.
Neden bu kadar geç kaldın?
Nasıl olur da gece öyle geç saatte bizi ziyaret edersin?
Sabahleyin bir koşuşturmadan kaçınmak için bugün biraz geç saatlere kadar çalışacağım.
O çoğu zaman okula geç kaldı.
Er ya da geç hepimiz öleceğiz.
Er ya da geç öleceğiz.
Randevuma geç kalmamak için otobüse bindim.
Ben, randevuya geç kaldım.
Dün gece geç saatlerde arayan sen miydin?
O, sık sık geç gelir.
Bu tren Aomori'den yarım saat geç ayrıldı, bu yüzden maalesef Tokyo'ya öğleden önce varamayacağız.
Bir hasta geç dönem kürtaj yapılabilir mi?
Tren geç vardığı için onlar programını değiştirmek zorunda kaldılar.
Yolu dikkatle geç.
En geç saat kaçta arayabilirim?
Her zamanki gibi, fizik öğretmeni, sınıfa geç kalmıştı.
Otobüs on dakika geç kaldı.
Otobüs geç kaldı gibi görünüyordu.
Trafik sıkışıklığı nedeniyle otobüs geç kalmıştı.
Tövbe etmek için çok geç.
Biz trafikte yarım saat kadar durdurulduk ve bu yüzden geç vardık.
Onlar her zamanki gibi geç kaldılar.
Philip ve Sheila geç kaldı. Ben de geç kaldım mı?
Dün geç kaldın.
İlk otobüs on dakika geç hareket edecek.
Biz kek yerken ve çay içerken gece geç saatlere kadar konuştuk.
Bir testte geç dönerseniz, kabul edilmeyecektir.
Fred, sık sık sınıfa geç geliyor.
O her zaman geç gelmez.
O her zaman geç kalmaz.
Ben koştum ve koştum, aksi takdirde geç kalabilirdim.
Çoğunlukla olduğu gibi, Tom sınıfa geç kalmıştı.
Tom işe geç geldiği için patronu tarafından çağrıldı.
Tom istasyona geç vardı.
Tom gece geç saatlerde yürürken soyuldu.
Tom her zaman geç kalır.
Geç karar vermesiyle ünlüdür.
Ben bir kazadan dolayı okula geç kaldım.
Kazadan dolayı geç kaldım.
Tom Mary'yi geç kalacağını söylemek için aramadığından dolayı azarladı.
Bu yıl kiraz çiçekleri normalden biraz daha geç açıyorlar.
Bahar bu yıl geç geliyor.
Bir kız için gece geç saatte kendi başına dışarı çıkması güvenli değildir.
Tom her gün sabah erken saatlerden gece geç saatlere kadar çalışıyor.
Tom çalıştığı için dün gece geç saatlere kadar ayaktaydı.
Tom sık sık okula geç kalırdı.
Tom bu sabah tekrar işe geç kalmıştı.
Tom nadiren geç kalır.
Tom okula nadiren geç kalır.
Tom randevulara nadiren geç kalır.