Lernen Sie, wie man geçersiz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 14 handverlesene Beispiele.
Başkan yasa tasarısını veto etti fakat Kongre onun vetosunu geçersiz kıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçersiz e-posta adresi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu imzalamak zorunda kalırsanız sözleşme geçersiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer sözleşmeyi imzalamak zorunda kalırsanız bu geçersiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarından itibaren bu e-posta adresi adresi geçersiz olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Kanıtınız geçersiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarından itibaren, bu e-posta adresi geçersiz olacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Girdiğiniz parola geçersiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarından sonra bu e-posta adresi geçersiz olacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
İstisna, kuralı geçersiz kılmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu imzalamaya zorlanıldığı için sözleşmenin geçersiz olduğunu iddia etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hakem golden önce topun dışarıdan çevrildiğini belirterek golü geçersiz saydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gol geçersiz sayıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi bir hukuk devletinde birinin başka birine baskı ve zorlamayla bir şeyler dayatması kanunsuz ve geçersiz sayılır, ama uluslararası ilişkilerde bunun adı diplomasidir.
Translate from Türkisch to Englisch