Lernen Sie, wie man geçiş in einem Türkisch Satz verwendet. Über 42 handverlesene Beispiele.
Çiftlik hayatından şehir hayatına geçiş çoğunlukla zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Otoban geçiş ücretini ödemen için tam değişime sahip olmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçiş süreci kolay olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün ev oyunları için sezonluk geçiş aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Budizm'den Hristiyanlık'a geçiş yapmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyük bankaların çoğunluğu bu sisteme geçiş yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir VIP geçiş aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ücretli geçiş gişesinde ödeme yapmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Kobalt bir geçiş metalidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçiş izni olmadan girmene izin veremem.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu köprü aslında geçiş ücreti alınan bir köprüydü.
Translate from Türkisch to Englisch
Krom bir geçiş elementidir.
Translate from Türkisch to Englisch
DJ iki şarkı arasında geçiş yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu geçiş Hindistan için bir kapıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir geçiş yakaladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada büyük araçlar için geçiş yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ergenlik çocukluk ve yetişkinlik arasındaki geçiş dönemidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğitim sistemi geçiş aşamasında.
Translate from Türkisch to Englisch
Buradan hiç geçiş yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Sahneler arasındaki geçiş sarsıcıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
İleride bir paralı geçiş yeri var.
Translate from Türkisch to Englisch
Buradan geçiş yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami Leyla'nın İslam'a geçiş hikâyesini duydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sahile geçiş yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali başka bir bölüme yatay geçiş yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiftlik hayatından kentsel hayata geçiş çoğu zaman zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Quebec'te sonbahar, kış lastiğine geçiş zamanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tam bir geçiş muhtemelen birkaç yıl sürer.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçiş ülkelerinde yaşananlar ise karışık.
Translate from Türkisch to Englisch
Türkiye ve İtalya geçiş anlaşması imzaladılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçiş her zaman sorunsuz olmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hükümet geçiş için fon ayırdı bile.
Translate from Türkisch to Englisch
Fakat bir çok kişi için geçiş acı tatlı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Schengen'e geçiş hazırlıkları sürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Arnavutluk medyası halen geçiş döneminde.
Translate from Türkisch to Englisch
Ocak hem LPG hem doğalgaz uyumlu. Ama geçiş yapılmak istendiğinde ayar yapılması gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İki donanmaya ait gemiler geçiş eğitimi icra etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Dijital radyoya geçiş süreci ne durumda?
Translate from Türkisch to Englisch
Köprü geçiş ücreti ne kadar?
Translate from Türkisch to Englisch
Halley Kuyruklu Yıldızı 1910'da yakın geçiş yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sağdan gelen trafiğin her zaman geçiş önceliği vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Cezayir'de gerçekten bir demokrasiye huzurlu bir geçiş olabilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch