Lernen Sie, wie man geçimini in einem Türkisch Satz verwendet. Über 71 handverlesene Beispiele.
O,genç olduğu için,geçimini sağlayacak büyük bir aileye sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
Zavallı kız, çiçek satarak geçimini sağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir satıcı olarak geçimini sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yaşlılığında geçimini sağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom geçimini sağlamak için bir kamyon sürmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom geçimini sağlamak için bir kamyon sürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom geçimini neyle sağlar?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye babasının geçimini sağlamak için ne yaptığını sordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir müzisyen olarak geçimini sağlayamıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom geçimini sağlamak için ne yaptığı hakkında konuşmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, tablolarını satarak geçimini sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, asla kendi geçimini yapmak zorunda kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sally, piyano dersleri vererek geçimini sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yirmili yaşlarının başında iken geçimini güçlükle sağlıyabiliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçimini sağlamak için bir emekli maaşı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçimini nasıl sağlarsın?
Translate from Türkisch to Englisch
O, geçimini öğretmenlik yaparak kazanır.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ailesinin geçimini sağlayamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
O, şarkı söyleyerek geçimini sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom geçimini hala ebeveynlerinden mi sağlıyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Evinin geçimini sağlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçimini sağlayacak büyük bir ailem var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendi geçimini kazanmak zorunda kalacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Piyano çalarak geçimini sağlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir seyyar satıcı olarak geçimini sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendi geçimini yapacak kadar yaşlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ailede evin geçimini sağlayan tek kişi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yoksul geçimini düzeltmek için her yolu dener.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom geçimini sağlamaya çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir satıcı olarak geçimini sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom geçimini yapmak için çabaladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bay Tanaka küçük bir kırtasiye dükkanı çalıştırarak geçimini yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
David'in hiç istikrarlı bir işi olmadı fakat her zaman geçimini sağlayabildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom geçimini kampüsten sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçimini yazar olarak sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ailenin geçimini sağlayan tek kişi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların, geçimini sağlayacak bir sürü çocukları vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şarkı söyleyerek geçimini sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom asla kendi geçimini yapmak zorunda kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kendi geçimini sağlamak zorunda kalmadı hiç.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Boston'da geçimini yaparken zor bir zaman geçidi.
Translate from Türkisch to Englisch
O adadaki halk geçimini balıkçılıkla sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Baban geçimini sağlamak için ne yapar?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ailenin geçimini sağlayan kişi o.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir şarkıcı olarak geçimini sağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçimini bir mühendis olarak sağladı.
Tom'un geçimini sağlamak için yaptığı şey budur.
O, kraliyet portrelerini yaparak geçimini sağlayan bir sanatçıydı.
Sen oradayken geçimini neyle sağlayacaksın?
Mary emekli maaşı ile geçimini sağlayamıyor. Bu yüzden bir restoranda yarım gün bir temizlikçi kadın olarak çalışıyor.
Geçimini sağlaması gereken büyük bir ailesi var.
O beyefendi geçimini sağlamak için ne işle meşgul?
Bir baba ailesinin geçimini sağlar.
Geçimini sağlayacak rahat bir geliri var.
Tom yazar olarak geçimini sağlıyor.
O ailesinin geçimini sağlamaktadır.
Ebeveynlerin geçimini sağlamak için ne iş yapıyor?
Sami'nin ailesi Leyla'nın geçimini sağladı.
Sami ve komşuları Leyla'nın geçimini sağlamak için para topladılar.
Tom geçimini gitar çalarak sağlıyor.
Babası ölünce ailesinin geçimini Tom üstlendi.
Geçimini sağlamakta zorluk çekti.
Tom Boston'da geçimini sağlamakta zorluk çekti.
Geçimini sağlayamıyor.
Kendi geçimini sağlamak.
Geçimini nasıl sağlıyor?
Geçimini pazarlamacılık yaparak sağlıyor.
Tokyo'da nasıl geçimini sağlıyorsun ?
Geçimini sağlamak için erken kalkar.
Geçimini sağlamak için erken uyanır.
Kırk bin dinar, bir Cezayirlinin geçimini sağlayabileceği bir ücrettir.