Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "geçimini"

Lernen Sie, wie man geçimini in einem Türkisch Satz verwendet. Über 71 handverlesene Beispiele.

O,genç olduğu için,geçimini sağlayacak büyük bir aileye sahip.
Translate from Türkisch to Englisch

Zavallı kız, çiçek satarak geçimini sağladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir satıcı olarak geçimini sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yaşlılığında geçimini sağladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom geçimini sağlamak için bir kamyon sürmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom geçimini sağlamak için bir kamyon sürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom geçimini neyle sağlar?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye babasının geçimini sağlamak için ne yaptığını sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir müzisyen olarak geçimini sağlayamıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom geçimini sağlamak için ne yaptığı hakkında konuşmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, tablolarını satarak geçimini sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, asla kendi geçimini yapmak zorunda kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sally, piyano dersleri vererek geçimini sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yirmili yaşlarının başında iken geçimini güçlükle sağlıyabiliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçimini sağlamak için bir emekli maaşı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçimini nasıl sağlarsın?
Translate from Türkisch to Englisch

O, geçimini öğretmenlik yaparak kazanır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ailesinin geçimini sağlayamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O, şarkı söyleyerek geçimini sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom geçimini hala ebeveynlerinden mi sağlıyor?
Translate from Türkisch to Englisch

Evinin geçimini sağlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçimini sağlayacak büyük bir ailem var.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendi geçimini kazanmak zorunda kalacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Piyano çalarak geçimini sağlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir seyyar satıcı olarak geçimini sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendi geçimini yapacak kadar yaşlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ailede evin geçimini sağlayan tek kişi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yoksul geçimini düzeltmek için her yolu dener.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom geçimini sağlamaya çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir satıcı olarak geçimini sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom geçimini yapmak için çabaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bay Tanaka küçük bir kırtasiye dükkanı çalıştırarak geçimini yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

David'in hiç istikrarlı bir işi olmadı fakat her zaman geçimini sağlayabildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom geçimini kampüsten sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçimini yazar olarak sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ailenin geçimini sağlayan tek kişi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların, geçimini sağlayacak bir sürü çocukları vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şarkı söyleyerek geçimini sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom asla kendi geçimini yapmak zorunda kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kendi geçimini sağlamak zorunda kalmadı hiç.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Boston'da geçimini yaparken zor bir zaman geçidi.
Translate from Türkisch to Englisch

O adadaki halk geçimini balıkçılıkla sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Baban geçimini sağlamak için ne yapar?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ailenin geçimini sağlayan kişi o.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir şarkıcı olarak geçimini sağladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçimini bir mühendis olarak sağladı.

Tom'un geçimini sağlamak için yaptığı şey budur.

O, kraliyet portrelerini yaparak geçimini sağlayan bir sanatçıydı.

Sen oradayken geçimini neyle sağlayacaksın?

Mary emekli maaşı ile geçimini sağlayamıyor. Bu yüzden bir restoranda yarım gün bir temizlikçi kadın olarak çalışıyor.

Geçimini sağlaması gereken büyük bir ailesi var.

O beyefendi geçimini sağlamak için ne işle meşgul?

Bir baba ailesinin geçimini sağlar.

Geçimini sağlayacak rahat bir geliri var.

Tom yazar olarak geçimini sağlıyor.

O ailesinin geçimini sağlamaktadır.

Ebeveynlerin geçimini sağlamak için ne iş yapıyor?

Sami'nin ailesi Leyla'nın geçimini sağladı.

Sami ve komşuları Leyla'nın geçimini sağlamak için para topladılar.

Tom geçimini gitar çalarak sağlıyor.

Babası ölünce ailesinin geçimini Tom üstlendi.

Geçimini sağlamakta zorluk çekti.

Tom Boston'da geçimini sağlamakta zorluk çekti.

Geçimini sağlayamıyor.

Kendi geçimini sağlamak.

Geçimini nasıl sağlıyor?

Geçimini pazarlamacılık yaparak sağlıyor.

Tokyo'da nasıl geçimini sağlıyorsun ?

Geçimini sağlamak için erken kalkar.

Geçimini sağlamak için erken uyanır.

Kırk bin dinar, bir Cezayirlinin geçimini sağlayabileceği bir ücrettir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch