Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "geçiren"

Lernen Sie, wie man geçiren in einem Türkisch Satz verwendet. Über 21 handverlesene Beispiele.

Benimle vakit geçiren herkes mutlu olurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Şikâyet etmekten başka hiçbir şey yapmıyorsun! Sıkıntılı bir dönem geçiren tek kişi sen değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Parayı zimmetine geçiren kişinin Tom olduğunu nasıl anladın?
Translate from Türkisch to Englisch

Sen Tom'la en çok zamanı geçiren kişisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıl sonuna kadar, ilimizdeki otellerde geceyi geçiren insanların sayısı bir milyon markı geçecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün hafta sonunu sorun üzerinde çalışarak geçiren işçilerin ödüllendirilmesi gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir ilk yardım görevlisi olan Tom, kalp krizi geçiren birisi üzerinde manevi olarak CPR yapmakla yükümlüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Gerçekten çocuklarıyla vakit geçiren kaç kişi biliyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Hapishanede vakit geçiren birkaç arkadaşım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami zor bir zaman geçiren Leyla'ya yardım etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir haftadır kırıp geçiren Doğu Kaliforniya'daki yangın, genişlemeye devam ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir haftadır kırıp geçiren Doğu Kaliforniya'daki yangın, yayılmaya devam ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali düzgün bir vuruşla takımını öne geçiren gole imza attı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakatlık geçiren Ali oyundan alındı.
Translate from Türkisch to Englisch

Anadoluspor'u öne geçiren golü Ali attı.
Translate from Türkisch to Englisch

Seksen beşinci dakikada sahneye çıkan Ali takımını öne geçiren golü attı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakatlık geçiren Ali'ye ilk tedavi saha içinde yapıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakatlık geçiren Ali'ye saha kenarında buz tedavisi uygulandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yerde sakatlık geçiren bir oyuncu var.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu ayrımla ki, bağımsızlığı için ölümü göze alan ulus, insanlık onur ve şerefinin gereği olan her özveriye başvurduğunu düşünerek avunur ve kuşkusuz, tutsaklık zincirini kendi eliyle boynuna geçiren uyuşuk, onursuz bir ulusla karşılaştırılınca, dost ve düşman gözündeki yeri çok başka olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiroşi boş zamanının çoğunu anime izleyip manga okuyarak geçiren bir otaku.
Translate from Türkisch to Englisch