Lernen Sie, wie man geçirme in einem Türkisch Satz verwendet. Über 13 handverlesene Beispiele.
Kaza geçirme riskini göze aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yoldan uzakta bulunan annesi ile birlikte, Duke şirketinden zimmetine para geçirme planına devam edebildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Her gün sebze ve meyve yiyen insanların kalp krizi geçirme olasılıklarının daha düşük olduğunu duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Aklından bile geçirme!
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgisayar oyunları onun için bir zaman geçirme biçimidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Vakit geçirme yerine bir iş bulmaya gitsen daha iyi.
Translate from Türkisch to Englisch
Parayı ona vermeyi aklından bile geçirme.
Translate from Türkisch to Englisch
Çinli firmalar dünya pazarını ele geçirme arayışına girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza geçirme ihtimaline karşın biz her zaman bir emniyet kemeri takmak zorundaydık.
Translate from Türkisch to Englisch
Beyaz bir Noel geçirme olasılığı nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zimmetine para geçirme suçunu kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Balık tutmayı çok seviyorum. Bu oldukça sakinleştirici bir zaman geçirme yöntemi.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözden geçirme 8 Ocak 2003'te başlatıldı.
Translate from Türkisch to Englisch