Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "geçmişte"

Lernen Sie, wie man geçmişte in einem Türkisch Satz verwendet. Über 67 handverlesene Beispiele.

Önemli olan bugün ne yaptığındır, dün geçmişte kalmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişte her şey daha iyiydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişte değil, şimdiki zamanda yaşamalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişte demokratik parti aday listesi için oy verdim fakat bundan sonra Cumhuriyetçi partiyi destekleyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişte ne yaşandıysa yaşandı ben kimseyi kırmadan hayatımı yaşamak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Hepinizi seviyorum ama ben geçmişte de sevdiğimde neredeydiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmiş geçmişte kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişte lisede, her sabah altıda kalkardım.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişte söylediğim tüm sözleri geri alıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişte yaşamaya son vermelisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişte insanlar sihirli güçler kazanmak için kendilerini şeytana satarlardı. Şimdilerde bu güçleri bilimden kazanıyorlar ve kendilerini şeytanlaşmak zorunda buluyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun hepsi geçmişte.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişi geçmişte bırakmaya karar verdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmiş geçmişte kalmıştır. Onun hakkında yapabileceğin hiçbir şey yok.
Translate from Türkisch to Englisch

O geçmişte bana yalan söyledi ve ona güvenmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bence geçmişte çok önemli bir stratejik hata yaptın.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişte birçok aptallık yaptım. Bugün, yaptığım aptallıklar tecrübe olarak yanımda. İyi ki aptallık yapmışım desem yanlış olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişte anne ve babana yaptıklarının yanlış olduğunu anladığında sen olgunlaştın demektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmiş geçmişte bırakılmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişte insanlar at arabasıyla yolculuk ederlerdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana öyle geliyorki, Geçmişte o, İspanya'da yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayat bugün, geçmişte olduğundan daha kolaydır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazı şeylere geçmişte olduğu şekilde asla geri dönemeyeceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bırak geçmişte kalsın.
Translate from Türkisch to Englisch

Romanlar geçmişte olduğu kadar çok okunmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Affetmeyecek olan insanlar vardır. Onlar senin geçmişte yaptıklarını asla unutmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom geçmişte bana yalan söyledi, bu nedenle artık ona güvenmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bunu geçmişte yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişte dünyanın düz olduğu düşünülüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişte dünya düz olarak düşünüldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişte yaşıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişte yaşıyorsunuz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom geçmişte bize yardım etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom geçmişte bana yardım etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişte yaşamamaya çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer geçmişte bir kez daha hayata yeniden başlamak için dönebilseydin, hangi yaşta dönmek isterdin?
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişte şarabı sevmezdim ama şimdi ona bağımlıyım.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçmişte hiç bu kadar çok kar yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom geçmişte saplanıp kalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

O, geçmişte öyle değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary geçmişte birbirleriyle konuştular.

Sanayi geçmişte birçok iniş ve çıkışları gördü.

Zevk geçmişte ya da gelecekte değil bulunduğumuz andadır.

Biz onu geçmişte yaptık.

Birçok azınlık grubu geçmişte ayrımcılığa uğradı.

Senin geçmişte Katowice'de yaşadığını bilmiyordum.

Geçmişte ne olduğunu anlamam gerek.

O bunu geçmişte yapmış.

Geçmişte, biletler almak çok zordu.

Tom onu geçmişte yaptı.

Geçmişte hepimiz yanılıyorduk.

Bu konu geçmişte zaten sıcak bir şekilde tartışılmış ancak anlaşmaya varılamamıştır.

Tom geçmişte bana yalan söyledi ve ona güvenmiyorum.

Herkesi geleceğe götüremezsin, bazıları geçmişte kalmalı.

Onu geçmişte yaptım.

Sami geçmişte Leyla ile sorunlar yaşadı.

Tom geçmişte bana yalan söyledi, bu yüzden ona güvenmiyorum.

Geçmişte yapılan yanlışları kurcalamayalım.

Artık hepsi geçmişte kaldı.

Her zaman geçmişi düşünmek, geçmişte takılı kalmak demektir.

Yakın geçmişte Almanca öğrenmek İngilizce öğrenmek kadar önemliydi.

Geçmişte yoksunluk belirtileri yaşamış mıydınız?

Depresyondaysan geçmişte, endişeliysen gelecekte, mutluysan anda yaşıyorsun demektir.

Geçmişte de sorunlar yaşadık, ama bu seferki onlarla kıyasa gelmez.

Geçmişte de sorunlarımız oldu, ama bu seferki kat kat daha büyük.

Geçmişte farklılıklarımız vardı.

Hiç kimse geçmişte yaşayamaz. Hayat şimdidir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch