Lernen Sie, wie man gece in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Bir gece daha kalmak istiyorum. Mümkün mü?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir gece kuşuyum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bebek tüm gece ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece arabam çalındı.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece yatakta kitap okurken, ışık açıkken uykuya dalmışım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gece evde mi kalacaksın?
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece ne zaman yattın?
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece bisikletimi çaldırdım.
Translate from Türkisch to Englisch
Gece yağmur yağacak zannedildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Gece boyunca kar yağdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçen gece büyük bir deprem oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer uygunsa lütfen bu gece buraya gel.
Translate from Türkisch to Englisch
Güzel, gece çok uzun, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Gece geç saatlere kadar oturduğum için, çok uykuluyum.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın gece yağmur bekleniyor,öyleyse o zamana kadar şemsiyelerimizi bırakalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece hava uyuyamayacağım kadar çok nemliydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece Bay A bugünkü toplantıya katılamayacağını söylemek için beni aradı.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece tren istasyonu yakınında bir yangın vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gece geç vakte kadar çalışacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece beni aradın mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın gece saat dokuzda birlikte buluşacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün gece boyunca ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gece bir film izlemeye ne dersin?
Translate from Türkisch to Englisch
O gece ay vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gece erkek kardeşimin kız arkadaşı ile buluşacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, uzun bir gece oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden dün gece uyuyamadın?
Translate from Türkisch to Englisch
O dün gece gökyüzünde bir UFO gördü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bütün gece konuşmayı sürdürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Altı gece için bir odaya ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bayan Baker, genç adamın yakında gitmek zorunda kalacağını biliyordu,böylece yatmadan önce gece arabasını uygun bir yere parkedebilmek için, genç adama arabasını biraz hareket ettirmesi için rica etmeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bayan Baker çok yakında genç adamın ayrılmak zorunda kalacağını biliyordu, yatmaya gitmeden önce arabasını gece için uygun bir yere parkedebilmek için genç adama arabasını biraz hareket ettirmesi için rica etmeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hava bu gece kesinlikle iyi olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
O, İşi zamanında yaptırabilmek için bütün gece çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni Zelanda'ya giderken Los Angeles'ta iki gece konakladık.
Translate from Türkisch to Englisch
Sık sık gece geç saatlere kadar kitap okur.
Translate from Türkisch to Englisch
Hırsızlar gece yarısı kol gezer.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben, bu gece yola çıkıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bu gece Mary ile konuşmayı canı istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Küçük erkek kardeşim dün gece korkunç bir rüya gördüğünü söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un dün gece geç saatlere kadar çalıştığını duydum. Doğru mudur?
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece, Tom'un odasından gelen garip bir ses duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Jim sınava hazırlanırken gece yarılarına kadar çalıştı.
O bütün gece ağladı.
Linda gece eve geç geldi.
Tom ve arkadaşları, çoğu kez gece yarısına kadar kart oyunu oynar.
Dün gece onu istasyonda karşılayacağına söz verdi fakat o asla gelmedi.
O dün gece onu karşılamak için söz verdi.
Olay gece yarısı gerçekleşti.
Sana gece geç saatlerde Çellonu çalmamanı söyledim, fakat çaldın ve şimdi komşular şikâyet etti.
Dün gece seni aramaya çalıştım, fakat cevap vermedin.
Köpek bütün gece boyunca havlamayı sürdürdü.
Cathy bu gece bizim bebeği görmek için geliyor.
Dün gece fazla uyuyamadım bu yüzden bütün gün işte uyukluyordum.
Nasıl olur da gece öyle geç saatte bizi ziyaret edersin?
Korkarım ki bu gece toplantıya katılamayacağım.
O çift neredeyse her gece içer.
Dün gece bir işçiye bir saldırı oldu.
Abraham Lincoln, o gece Washington'a geri döndü.
Dün gece daha erken yatmaya gitmeliydim.
Oğlumun dün gece kırdığı bir vazoydu.
Dün gece telefonda onunla konuştum.
Dedesi dün gece hastanede vefat etti.
O, dün gece çok huysuzdu.
O dün gece mutlu bir rüya gördü.
O dün gece sinir küpüydü.
Dün gece gök gürültüsü ve şimşek vardı.
Gece Hz.İsa'ya geldi ve dedi...
Eskiden bir gece kuşuydum fakat şimdi bir erken kalkanım.
Birçok kuşun gece göremediklerini bilmiyordum.
Gece dışarı çıkmamalısın.
Gece iyi uyumuyor musun?
Bir gece uykusundan sonra daha iyi hissedeceksin.
Partiye gidebilirsin, ancak gece yarısına kadar eve olmalısın.
Dün gece televizyondaki sen miydin?
Dün gece geç saatlerde arayan sen miydin?
O, bütün gece diskoda dans etmeye devam etti.
Hava raporuna göre, bu gece kar yağacak.
Bu gece bir konsere gitmeyi planlıyorum.
Bu gece onun evinde onunla temasa geçebilirsin.
Dün gece çok berbattım.
Ben dün gece çok sarhoştum.
Onu dün gece barda gördüm ve o gerçekten sarhoştu.
Dört gece için sahip olduğunuz en ucuz odayı istiyorum.
Gece için ona yer verebiliriz.
Gece için onu ağırlayabiliriz.
Gece için sizi yerleştireceğim.
Bütün gece rüzgar sert esiyordu.
Biz çoğunlukla politika tartışarak bütün gece otururduk.
Bütün gece boyunca dağlarda dolaşıyordum.
Ben bütün gece üşüdüm ve huzursuz hissettim.
Bütün gece boyunca zaman zaman yağmur yağıyordu.
Bütün gece içtikten sonra, Bob deliksiz uyudu.
Bir gece için bizi misafir eder misiniz?
Bir gece için bizi ağırlar mısınız?
Dün gece rüya görmedim.
Bebek bütün gece sessizdi.
Bebek bütün gece çığlık attı.
Kafamda çok şeyler olduğu için dün gece iyi uyuyamadım.
Bu gece ben aşçı olacağım.