Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "geldi"

Lernen Sie, wie man geldi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Yalnızca birkaç kişi vaktinde geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Eşyalar dün geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kızım evlenebilecek yaşa geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahar geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kız bayıldı, fakat biz onun yüzüne su döktüğümüzde o kendine geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

O dün bizi görmek için geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, Amerika Birleşik Devletleri'nden geldi
Translate from Türkisch to Englisch

O, Amerika Birleşik Devletleri'nden geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Türk darbesi 12 Eylül 1980'de meydana geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Cinsel taciz artık şimdi sosyal bir sorun haline geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangisi ilk olarak geldi? Yumurta mı yoksa tavuk mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Lucy Amerika'dan geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, otobüsle mi yoksa trenle mi geldi?
Translate from Türkisch to Englisch

O, partiye geç geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bak! Tren geldi!
Translate from Türkisch to Englisch

İlkbahar bitti ve yaz geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hata ne zaman meydana geldi?
Translate from Türkisch to Englisch

Hata baştan sağda mı yoksa sonradan mı meydana geldi? - Ne zaman?
Translate from Türkisch to Englisch

Aklıma iyi bir fikir geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğrenci, Londra'dan geri geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, her zamanki gibi geç geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Helen, geçen sene Japonya'ya geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün gökyüzü aydınlandı ve bir patlama meydana geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun okula gitme zamanı geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Önce o geldi. Bu nedenle iyi bir koltuk aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin saç tıraşı olmanın zamanı geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğleden sonra saat üçte geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sonunda aklıma güzel bir fikir geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Cüzdanı evde unuttuğum aklıma geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kızlar kalabalığa doğru şarkı söyleyerek geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ciddi olmanın zamanı geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary daha yeni eve geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyük hayallerle Tokyo'ya geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bay Smith geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

O çoktan geldi mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Pencereden geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

O buraya öğleden önce geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağaçtaki kedi bana doğru aşağıya geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, üç günden sonra geri geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Oh! O nereden geldi?
Translate from Türkisch to Englisch

Sibirya yoluyla Londra'ya geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün beni görmeye kim geldi sanıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Araba tarlaya daldı ve bir süre sarsıldıktan sonra durma noktasına geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğrencilerin üçte ikisi toplantıya geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, Amerika'dan geri geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Lucy üç gün önce beni görmeye geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Linda gece eve geç geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Linda binaya geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

O şimdi eve geldi. Bunu bilmiyor muydunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

O az önce eve geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, son tren için tam zamanında geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, büyük bir demet çiçek taşıyarak geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, büyük bir arabada geldi.

Ofisteki en iyi arkadaşı onu ziyaret etmek için geldi.

Kaza ne zaman meydana geldi?

Cuma akşamı, üç adam Bay White'ın oteline geldi ve üç oda istedi.

Kaza benim dikkatsizliğim nedeniyle meydana geldi.

Otobüs, on dakika geç geldi.

Geleceğini söyledi ve geldi.

Son anda aklına iyi bir fikir geldi.

Lincoln Gettysburg gün batımında geldi.

Yaşlı bir adam geldi ve Lincoln'la tokalaştı.

O, Kyushu'dan tüm yolu Mona Lisa'yı görmek için geldi.

O defalarca geldi.

Nihayet, Japonya'nın bu bölümüne bahar geldi.

Gece Hz.İsa'ya geldi ve dedi...

Onlar barış yapmak için geldi.

Onlar barış istemek için geldi.

O bir tatil için Fransa'ya geldi.

O, evime geldi.

O, aceleyle onun başucuna geldi.

O, Japonya'ya çocuk olarak geldi.

Bana o bir şey gizliyor gibi geldi.

Bizim için sürpriz oldu, Tom Mary ile bizim partiye geldi.

O bir saat sonra geri geldi.

Gitmem için zaman geldi.

O, onunla birlikte mi geldi?

O, tam ben evden ayrılırken geldi.

Tren geldi.

Yol bir çıkmaz sokağa geldi.

Tom pazartesi geldi ve ertesi gün geri döndü.

Otobüs iki dakika erken geldi.

Atalarımız 150 yıl önce bu ülkeye geldi.

O dün seni görmeye geldi.

Al Smith'in ebeveynleri İrlanda'dan geldi.

O, geçen ağustos ayında geri geldi.

Olaylar tam onun tahmin ettiği gibi meydana geldi.

Tom şimdi eve geldi.

Konuşmada yeni bir konu gündeme geldi.

Bay Davis Japonya'ya İngilizce öğretmek için mi geldi?

Okul müdürü, öğretmenden sonra içeri geldi.

Medyanın onun sözleşmesi ile ilgili bir söylenti rüzgarı vardı ve hızlı geldi.

İşe gitme zamanı geldi.

Ben ona telefon etmek üzereyken, ondan bir mektup geldi.

En fazla 50 kişi geldi.

Gözlüğümü değiştirmenin zamanı geldi de geçti bile!

John zaten istasyona geldi.

Bana, saatim bozulmuş gibi geldi.

Birkaç öğrenci kütüphaneye geldi.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch