Lernen Sie, wie man gelenek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 45 handverlesene Beispiele.
Birçok eski gelenek yavaş yavaş ortadan kalkıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tür gelenek Asya ülkelerine özgüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Gelenek, öyleyse, insan yaşamının büyük bir rehberidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Gelenek Çin kökenlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek Çin'de ortaya çıkmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek Japonya'ya özgüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek Amerika'ya özgüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek Edo Döneminde başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek Edo döneminden kalma.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek 12. yüzyıla kadar uzanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek birçok evde uygulanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu aptalca bir gelenek.
Translate from Türkisch to Englisch
O aptalca bir gelenek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek ortadan kaldırılmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Japonya'da birçok eski gelenek vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu eskiden kalma bir gelenek.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen hiç bunun kadar tuhaf bir gelenek duydun mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Uzun yıllardır gelenek bu şekilde.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu eski bir gelenek.
Translate from Türkisch to Englisch
O eski gelenek kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek nesilden nesile geçirildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek eski çağlardan gelmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek ne zaman başladı?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek nerede başladı?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir yıllık bir gelenek oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek babadan oğula geçer.
Translate from Türkisch to Englisch
Sözlü gelenek yüzlerce yıldır vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir gelenek.
Translate from Türkisch to Englisch
Eski gelenek o bölgede hâlâ devam ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek çoğu evde takip edilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kötü gelenek kaldırılmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Garip gelenek bölgeye özgüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
O gelenek azalmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
O gelenek, Japonlara oldukça yabancıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Alman gelenek ve görenekleri hakkında benden daha çok biliyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek Edo dönemi sırasında başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek Çin'den kaynaklanır.
Translate from Türkisch to Englisch
O gelenek çok yaygınlaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek bugün devam ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek günümüzde ortadan kalkıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Gelenek her zaman haklıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ulus ve ordu, padişah ve halifenin hainliğinden haberli olmadığı gibi, o makama ve o makamda bulunana karşı yüzyılların kökleştirdiği din ve gelenek bağlarıyla içten bağlı ve uysal.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek saçmalık.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelenek Japonya'nın bazı bölgelerinde hala uygulanmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun için bu, sürdüreceği bir gelenek.
Translate from Türkisch to Englisch