Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "gelişme"

Lernen Sie, wie man gelişme in einem Türkisch Satz verwendet. Über 67 handverlesene Beispiele.

Çin halkının yaşamı şimdi gittikçe iyileşmesine rağmen, gelişme için hâlâ bir neden vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, İngilizcesinde az gelişme yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer George sigara içmeyi bırakmazsa akciğer kanseri gelişme riskini göze alır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Fransızcada büyük gelişme sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, İngilizcede hızlı bir gelişme yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kız kardeşim İngilizcede önemli bir gelişme kaydetti.
Translate from Türkisch to Englisch

İstikrarlı ekonomik gelişme vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

İngilizcede kayda değer bir gelişme yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerikan-İngiliz ilişkileri gelişme gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hata yapmaktan korkan kişiler İngilizce konuşmada gelişme kaydedemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelişme kaydediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelişme kaydettin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir gelişme.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelişme kaçınılmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilgelik yolunda yürümek isteyen hatadan korkmamalı, zira ne kadar çok gelişme yaparsa yapsın hiç önemi yok, onun amacı elde edilemeyecek kadar uzak kalır.
Translate from Türkisch to Englisch

İtalya gelişme kaydetmeli.
Translate from Türkisch to Englisch

Süper güçler silahsızlanmada önemli gelişme yaptılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir gelişme olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Fikir bolluğu da hızlı gelişme demektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Havacılığın gelişme tarihi büyüleyicidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kesin bir gelişme.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu birkaç hafta içinde çok gelişme kaydetmişsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir gelişme olduğunda sana haber veririm.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir gelişme olduğunda bana haber verir misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Bir gelişme olduğunda bana haber verebilir misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

Biz gelişme kaydediyor gibi görünüyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben buna bir gelişme demezdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Konut durumu gelişme umudu göstermiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ama kuşkusuz o zaman hiçbir bilimsel gelişme yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu gelişme aynı zamanda kimya sanayi üzerinde de gittikçe daha büyük bir gölge düşürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir gelişme.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu hak ettiğimiz gelişme!
Translate from Türkisch to Englisch

Gelişme kaydettiğimi biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Noelin yaklaşması nedeniyle iş biraz gelişme kaydetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu büyük bir gelişme.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Fransızcada dikkat çekici bir gelişme yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz gelişme kaydediyor muyuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Önümüzdeki on yıl içinde birçok gelişme görmeyi umuyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

İlginç bir gelişme oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yeni bir gelişme değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu son bir gelişme.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelişme günlük olarak takip edilir ve bir veritabanında saklanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona bir gelişme demezdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben gelişme kaydediyorum gibi hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom biraz gelişme kaydediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu makale büyük bir gelişme gösterir.
Translate from Türkisch to Englisch

O zamandan beri gelişme kaydettik.

Biz etkili bir gelişme yaptık.

Değişim bazen zor olabilir, ancak yeni fırsatlar yaratabilir ve kişisel büyüme ve gelişme aracı olabilir.

O, bunun olumlu bir gelişme olduğunu düşünüyor.

Onlar gelişme kaydettiler.

Tom çok gelişme kaydediyor gibi görünmüyor

Gelişme kaydetmedik.

Gelişme kaydediyor musun?

Gelişme kaydetmiyor musun?

İşlerin gelişme biçiminden oldukça mutluyuz.

Gelişme kaydet miyormusun?

Bu son sözlerimi özetlemek gerekirse diyebilirim ki ben, ulusun vicdanında ve geleceğinde sezdiğim büyük gelişme yeteneğini, bir ulusal sır gibi vicdanımda taşıyarak yavaş yavaş bütün toplumumuza uygulatmak zorundaydım.

Mary'nin Fransızcası Fransa'ya taşındığından beri gelişme gösterdi.

Yine de, bu da bir gelişme.

Sizce, söz konusu toplumlar arası ilişkilerde hangi alanlarda gelişme sağlanmalı?

Gül'ün bu gelişme üzerine gitmesi bekleniyor.

Hiçbir gelişme yok.

Üç yıl geçti ama henüz bir gelişme yok.

Bir gelişme var.

Fetihten sonra gelişen ve bir kasabaya dönüşen Samakov’da demir madenciliği de gelişme göstermiştir.

(Yenilik ve gelişme, alışılmışın dışına çıkmayı gerektirir.) Normları sorgulamadan ilerleme sağlanamaz.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch