Lernen Sie, wie man gelişme in einem Türkisch Satz verwendet. Über 67 handverlesene Beispiele.
Çin halkının yaşamı şimdi gittikçe iyileşmesine rağmen, gelişme için hâlâ bir neden vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
O, İngilizcesinde az gelişme yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer George sigara içmeyi bırakmazsa akciğer kanseri gelişme riskini göze alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Fransızcada büyük gelişme sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, İngilizcede hızlı bir gelişme yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kız kardeşim İngilizcede önemli bir gelişme kaydetti.
Translate from Türkisch to Englisch
İstikrarlı ekonomik gelişme vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
İngilizcede kayda değer bir gelişme yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Amerikan-İngiliz ilişkileri gelişme gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hata yapmaktan korkan kişiler İngilizce konuşmada gelişme kaydedemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Gelişme kaydediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Gelişme kaydettin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir gelişme.
Translate from Türkisch to Englisch
Gelişme kaçınılmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgelik yolunda yürümek isteyen hatadan korkmamalı, zira ne kadar çok gelişme yaparsa yapsın hiç önemi yok, onun amacı elde edilemeyecek kadar uzak kalır.
Translate from Türkisch to Englisch
İtalya gelişme kaydetmeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Süper güçler silahsızlanmada önemli gelişme yaptılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir gelişme olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Fikir bolluğu da hızlı gelişme demektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Havacılığın gelişme tarihi büyüleyicidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kesin bir gelişme.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu birkaç hafta içinde çok gelişme kaydetmişsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir gelişme olduğunda sana haber veririm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir gelişme olduğunda bana haber verir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir gelişme olduğunda bana haber verebilir misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Biz gelişme kaydediyor gibi görünüyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben buna bir gelişme demezdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Konut durumu gelişme umudu göstermiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ama kuşkusuz o zaman hiçbir bilimsel gelişme yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gelişme aynı zamanda kimya sanayi üzerinde de gittikçe daha büyük bir gölge düşürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir gelişme.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hak ettiğimiz gelişme!
Translate from Türkisch to Englisch
Gelişme kaydettiğimi biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Noelin yaklaşması nedeniyle iş biraz gelişme kaydetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu büyük bir gelişme.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Fransızcada dikkat çekici bir gelişme yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz gelişme kaydediyor muyuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Önümüzdeki on yıl içinde birçok gelişme görmeyi umuyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
İlginç bir gelişme oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yeni bir gelişme değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu son bir gelişme.
Translate from Türkisch to Englisch
Gelişme günlük olarak takip edilir ve bir veritabanında saklanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona bir gelişme demezdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben gelişme kaydediyorum gibi hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom biraz gelişme kaydediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu makale büyük bir gelişme gösterir.
Translate from Türkisch to Englisch
O zamandan beri gelişme kaydettik.
Biz etkili bir gelişme yaptık.
Değişim bazen zor olabilir, ancak yeni fırsatlar yaratabilir ve kişisel büyüme ve gelişme aracı olabilir.
O, bunun olumlu bir gelişme olduğunu düşünüyor.
Onlar gelişme kaydettiler.
Tom çok gelişme kaydediyor gibi görünmüyor
Gelişme kaydetmedik.
Gelişme kaydediyor musun?
Gelişme kaydetmiyor musun?
İşlerin gelişme biçiminden oldukça mutluyuz.
Gelişme kaydet miyormusun?
Bu son sözlerimi özetlemek gerekirse diyebilirim ki ben, ulusun vicdanında ve geleceğinde sezdiğim büyük gelişme yeteneğini, bir ulusal sır gibi vicdanımda taşıyarak yavaş yavaş bütün toplumumuza uygulatmak zorundaydım.
Mary'nin Fransızcası Fransa'ya taşındığından beri gelişme gösterdi.
Yine de, bu da bir gelişme.
Sizce, söz konusu toplumlar arası ilişkilerde hangi alanlarda gelişme sağlanmalı?
Gül'ün bu gelişme üzerine gitmesi bekleniyor.
Hiçbir gelişme yok.
Üç yıl geçti ama henüz bir gelişme yok.
Bir gelişme var.
Fetihten sonra gelişen ve bir kasabaya dönüşen Samakov’da demir madenciliği de gelişme göstermiştir.
(Yenilik ve gelişme, alışılmışın dışına çıkmayı gerektirir.) Normları sorgulamadan ilerleme sağlanamaz.