Lernen Sie, wie man gemi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Bu gemi okyanus yolculuğu için uygun değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gemi okyanuslarda yolculuk yapmak için uygun değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi, kayalara çarpmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi Panama Kanalından geçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gemi sefere çıkmak üzeredir.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi ile dünya etrafındaki yolculuğuna başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi köprünün altından geçti.
Translate from Türkisch to Englisch
New York'tan gelen gemi çok geçmeden gelecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu gemi bu limandan yurt dışına gider.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi karaya oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona kraliçe tarafından üç gemi verildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi yarın 15:00'te Hong Kong'a yelken açacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi yarın Honolulu'ya denize açılacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi burnun etrafını dolaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi dalgaların elindeydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi dalgaların elinde sürükleniyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi kıyıya doğru gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi öğleyin hareket edecektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi hasarlı değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugüne kadar gemi ile yurtdışına seyahat ettin mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Dinsiz bir toplum, pusulasız bir gemi gibidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzlerce gemi Amerikan limanlarından ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi bir Amerikan bayrağı dalgalandırıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi'ye " Kayıp Gemi " denilmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi ufkun ötesinde kayboldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi yükünü boşalttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi kömür, kereste, ve benzeri şeylerle yüklüydü.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi sıçanlar ile doludur.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi göründü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir transatlantik gemi okyanusları aşar.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi denizde.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi batıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi çapa attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi seyrini değiştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
İleride başka bir gemi gördük.
Translate from Türkisch to Englisch
Demir, gemi yapmada kullanılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün buraya yakın bir yerde bir gemi battı.
Translate from Türkisch to Englisch
Limanda birçok gemi gördük.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi, batıya doğru seyrediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Fırtınadan dolayı, gemi limandan ayrılamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Uzakta bir gemi görebiliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gemi Vancouver'e gider.
Translate from Türkisch to Englisch
Her gün kaç tane gemi yolculuğu vardır?
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi denizdeydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi kayalara çarptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi Finlandiya'ya gidecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi şimdi limandadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi on metre uzunluğundaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ufukta bir gemi görebiliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi ufukta göründü.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi yavaş yavaş göründü.
Translate from Türkisch to Englisch
Ufukta büyük bir gemi göründü.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçen bir gemi tarafından rastgele bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Limanda birçok gemi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Gemi radarla donatılmamış.
Geçen bir gemi tarafından kurtarıldılar.
Gemi Süveyş kanalından geçti.
Gemi beşe kadar gelecek.
Gemi ile gitmek arabayla gitmekten daha uzun sürüyor.
Gemi bu gece Ekvator'u geçecek.
Biz oraya varmadan önce, gemi gitmişti.
O bir gemi.
Gemi limana demir attı.
Gemi Endonezya'dan ham madde taşıyor.
Bu güzel bir gemi.
Tom ve Mary balayıları için İtalya yakınında vapurla seyahate çıktılar fakat gemi battı ve Tom kamarasında boğuldu.
Şimdi gemi nerede?
Gemi San Francisco'ya bu gece varacak.
Gemi Amerika'ya yüzlerce göçmen taşıdı.
Bu gemi Vancouver'e gidiyor.
Sıkı bir gemi işletiyorum.
Gemi batıyor mu yoksa gemi batıyor mu gözüküyor?
Gemi batsa bile baş komutan gemiyi terk etmez.
Gemi limana demir attı ve yükünü boşalttı.
Gemi nerede?
Gemi kuzeye devam etti.
O gemi bu akşam San Fransisco'ya varıyor.
Bir şişenin içinde nasıl bir gemi inşa edebiliyorsun?
Tom bir şişenin içinde bir gemi inşa etti.
Gemi battığında Tom gemideki tek kişiydi.
Büyük gemi bir balıkçı teknesine çarptı.
Gemi batacak!
Büyük bir gemi derin sulara ihtiyaç duyar.
Gemi işlenmemiş pamuk taşıyor.
Gemi denizin dibine battı.
Ne kadar da büyük bir gemi bu!
Gemi limana ulaştı.
Civarımızda belki başka bir gemi vardır.
Gemi Manş Denizine yaklaşıyordu.
Gemi, savaş için hazır değildi.
Gemi, ne zaman bekletiliyor?
Gemi özenle arandı ama hiçbir uyuşturucu maddesi bulunmadı.
Kaptan, gemi ve mürettebatını kontrol eder.
Gemi okyanusun ortasında devrildi.
Gemi ne zaman yola çıkıyor?
Gemi için kötü bir isim bu.
Son sayfada Mary, "Gemi batıyor." diye yazdı.
Gemi her zaman batmaya hazırdı.
Gemi her zaman batacak gibiydi.