Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "gerekli"

Lernen Sie, wie man gerekli in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne hissettiğimi söyleyebilmeyi gerekli buluyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha fazla gerekli.
Translate from Türkisch to Englisch

Yurt dışına gittiğinizde, bahşiş vermenin gerekli olduğunu aklınızda tutsanız iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch

İş için en az üç yüz dolar gerekli idi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiçbir kültürel geçmiş, sanatı anlamak için gerekli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilişimsel dil bilimi eğitimi yapmak için çeşitli dilleri bilmek gerekli, ancak, insan bilgisayarların kullanımı da bilmelidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece onları toparlamanız gerekli.
Translate from Türkisch to Englisch

Lincoln, askerlerin gerekli olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Işık sağlık için temiz havanın gerekli olduğu kadar gereklidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sağlık mutluluk için gerekli bir koşuldur.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın tekrar gelmen gerekli görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Adam bana kim olduğumu sordu. Ki bu soruya cevap vermenin gerekli olduğunu düşünmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz trafik kazalarını önlemek için gerekli önlemleri almamız gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim partiye katılmam gerekli midir?
Translate from Türkisch to Englisch

Bilgisayarını çalıştırmak için gerekli olanın tümü oydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Hükümet, gerekli olandan daha fazla para kazanıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Romalılar ilk önce Latince çalışması gerekli olsaydı, asla dünyayı fethetme şansları olmazdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu bu hastaneye koymak gerekli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir markette gerekli şeyleri alabildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kesinlikle gerekli olduğunda yemin ettiğini söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary ile temasa geçmesinin gerekli olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom başarılı olmak için gerekli niteliklere sahip.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom vitamin almanın gerekli olmadığına karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom doktorun ona verdiği ilacı almanın gerekli olmadığına karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom o faturayı bugün ödemenin gerekli olmadığına karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom tavanı boyamanın gerekli olmadığına karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bugün ofise gitmenin gerekli olmadığına karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bu öğleden sonra o sorunla ilgilenmenin gerekli olmadığına karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her gün en az bir litre suyu içmenin kesinlikle gerekli olduğuna inanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye eve gitmesinin gerekli olup olmadığını sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Gerekli arama fikrinden hoşlanmadım, fakat o yapılmalıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Evlilik,eğer insan gerçekle yüz yüze kalacaksa bir beladır fakat gerekli bir bela.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu gerekli.
Translate from Türkisch to Englisch

O gerekli değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bana gerekli hissettiriyor.

Dış tavsiye gerekli olabilir.

Onun bir şemsiye getirmesi gerekli değildi.

Ben bir kredi almayı gerekli buldum.

Yardımını istemeyi gerekli buldum.

Yardım almayı gerekli buldum.

Her sabah erken kalkmayı gerekli buldum.

O adam bana kim olduğumu sordu fakat o soruya cevap vermenin gerekli olduğunu düşünmüyordum.

Bir yerli gibi konuşabilmemin gerekli olduğunu düşünmüyorum, sadece akıcı şekilde konuşabilmeyi istiyorum.

Gerekli donanımın listesi burada mevcut.

Koleje kabul için gerekli şeyleri anlatabilir misiniz.

Arabanın tamiri biter bitmez, lütfen bana masrafları gösteren bir mektup yolla. Gerekli parayı sana göndereceğim.

Böylesine önlemler gerekli değildi.

Saat 9:00 buraya gelmesi gerekli.

Senin çok çalışman gerekli.

Bizzat gitmesi gerekli.

Bu şeylerden çoğu gerekli değildi.

Önceden gerekli tüm hazırlıkları yapmadan kışın dağlara tırmanmamam gerektiğini biliyorum.

Onlar gerekli oyları alamadı.

Beden eğitimi gerekli bir ders mi?

Daha çok çalışmanız gerekli.

O mektuba cevap vermek gerekli değil.

Sadece gerekli tamiratları yapın lütfen.

Onun oraya gitmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum.

İşi bırakman gerekli değil.

Daha fazla sebze yemen gerekli.

Benden gerekli olandan daha fazla para istedi.

Her gün uygulama yapman gerekli.

Gerekli olan bir diğer şey bir sözlüktür.

Halı yapmak için ihtiyacın olan gerekli şeyler var mı?

Oraya tek başına gitmesi gerekli değil.

İlkin, kızımızı tekrar bulmamız gerekli.

Gerekli olan şeyi yaptım.

Sanırım o gerekli.

Sanırım neyin gerekli olduğunu biliyorum.

Ona yardım etmen gerekli.

Şeytanı bu dünyada aramak gerekli mi?

Her şeyi benim size söylemem gerekli mi?

Fransızcada akıcı olmak için Fransızca konuşan bir ülkede yaşamak gerekli midir?

Sanırım Tom'un Mary'den başka biriyle takılması gerekli.

Tom başka bir yerde gerekli.

Bu gerekli değil.

Para her şey değil fakat bazı işler için gerekli değil mi?

O gerekli değil.

Gerekli değil.

Gerekli değildi.

Bana oyunlar oynadınız, riske ettiniz, dışladınız daha saymam gerekli mi?

Beni sevmeniz yeterliydi arkamdan dolap çevirmeniz gerekli miydi?

Gerekli mi?

Biz gerekli değiliz.

Saat durmuş. Yeni bir pil gerekli.

Bunu yapman gerekli değil.

Ne gerekli değil?

Sen gerekli değilsin.

Dünya barışını sağlamak için el birliğiyle çalışmamız gerekli.

Başkalarına saygı göstermek gerekli.

O toplantıya gitmemiz gerekli olmayabilir.

Bu gerekli miydi?

Bir kitap yazmak için henüz gerekli malzemeleri toplamadım.

Gerçekten onun gerekli olacağını düşünmüyorum.

Buradan bankaya ulaşmak için biraz yürümemiz gerekli.

Onun gerekli olmayacağından eminim.

Gitmek için bunun gerekli olmayabileceğini düşünmüştüm.

Onun gerekli olduğuna emin misin?

Tom bu civarda onu yapmak için gerekli yeteneklere sahip değil.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch