Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "girip"

Lernen Sie, wie man girip in einem Türkisch Satz verwendet. Über 32 handverlesene Beispiele.

Tom komaya girip çıkıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

İçeri girip bir fincan çay içmeyecek misin?
Translate from Türkisch to Englisch

O, ağzımdan girip burnumdan çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Niçin girip burada beklemiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

O işe girip girmeyeceğimi merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Odaya girip çıkıp durmayın.
Translate from Türkisch to Englisch

Zaten tam olarak bilmediğim bir konuda, o kişiyle karşılıklı tartışmaya girip de sinirlerimi bozmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kedi arabama girip oraya işedi.
Translate from Türkisch to Englisch

İçeri girip odalara bir göz atmak ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch

İçeri girip çıkan insanlar kolay kolay iflah olmaz bir daha.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom karanlık odaya girip lamba anahtarını çevirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, çalışma odasına girip kapıyı kilitledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mutfağa girip kendine bir fincan kahve koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

"Bu ne dükkanı?" "İçeri girip bir göz atmalı mıyız?" "Tamam."
Translate from Türkisch to Englisch

Eve giderken postaneye girip çıkacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben onun evine girip çıktım.
Translate from Türkisch to Englisch

İçeri girip ödevimi yapmak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hayatının çoğunda akıl hastanelerine girip çıkmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Rakip defansın arasındaki anlaşmazlık sonrasında Ali araya girip skoru 2-0'a getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşlı adamın koluna girip karşıya geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom dereye girip oynamayı sever.
Translate from Türkisch to Englisch

Kadın kılığına girip kaçtım.
Translate from Türkisch to Englisch

Görevin Tom, tabii eğer kabul edersen, binaya gizlice girip gizli dökümanları elde etmek. Her zamanki gibi, eğer yakalanır ya da öldürülürsen bakanlık senin eylemlerine dair tüm bilgisini reddecektir. Bu mesaj beş saniye içinde kendini imha edecektir. İyi şanslar Tom.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a dün gece gördüğüm rüyayı anlatınca Hz. Yusuf moduna girip yorumladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilgisayarına virüs girip birçok önemli dosyasını bozmuş.
Translate from Türkisch to Englisch

Belediye ekipleri komşuların şikâyeti üzerine çöp eve dönen daireye girip temizlik yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami, Leyla'nın evine zorla girip ırzına geçti.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyanın en gelişmiş süper bilgisayarını test etmek için önde gelen bilimadamları davet edilmiş. Herkes sırayla bilgisayarın olduğu odaya girip en zor soruları sorup birkaç saniyede cevabını alıp çıkıyormuş. Sıra Temel'e gelip uzun süre odadan çıkmayınca herkes meraklanıp odaya girerek Temel'e bilgisayara ne sorduğunu sormuşlar. Temel de "'Ne var ne yok?' diye sordum la uşaklar" demiş. Meğer bilgisayar evrende var olan ve olmayan sonsuz sayıdaki şeyi sıralamakla meşgulmüş.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben kâtiplik matiplik yapamam. Üniversiteye girip okumak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

William, Sandra'nın binaya gerçekten girip girmediğini görmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Karl içeri girip kapıyı kilitledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Herhangi bir eğitim programına katılırsanız belirli derslere girip bu derslerden geçmeniz lazım.
Translate from Türkisch to Englisch