Lernen Sie, wie man giysi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 44 handverlesene Beispiele.
İnternetten giysi satıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben çevrimiçi giysi satarım.
Translate from Türkisch to Englisch
Annem bana birkaç yeni giysi yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz onlara para ve giysi sağladık.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Jill'e yeni bir giysi yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben genellikle yerel bir mağazada giysi satın alırım.
Translate from Türkisch to Englisch
Giysi insan yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
Palto almaya bir giysi dükkanına gittik.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu eski giysi dükkanından aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç kalın giysi getirmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece birkaç giysi almam gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu giysi ona gerçekten yakışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary siyah bir giysi giyiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Nereden bir giysi kiralayabilirim?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu giysi senin üzerinde iyi görünecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu giysi senin üzerinde daha iyi görünecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Giyecek bir şeyin olmadığını nasıl söylersin? Dolabın giysi dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir ENERGY STAR giysi yıkama, 20 yıl önce kullanılan bir standart yıkamadan yaklaşık yüzde 70 daha az enerji ve yüzde 75 daha az su kullanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom giysi koluyla yüzünü sildi.
Translate from Türkisch to Englisch
O müstehcen giysi giymişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom üzerinde herhangi bir giysi olmadan evin etrafında aylak aylak dolaşır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sık sık Tom & Mary'den giysi satın alırım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok giysi giymiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarınki giysi provası saat birde başlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Daha fazla giysi giymeliyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz, yoksullar için gıda ve giysi sağlamalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir bohça giysi taşıdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Islak giysi cilde yapışır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar çok küçük giysi giyiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O giysi getirmeyi unuttu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, gün için giysi kiraladı.
Translate from Türkisch to Englisch
yolculuk sırasında çok fazla giysi getirmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu giysi üç gün içinde değiştirilebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Elinde bir paket giysi ile dışarı çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Giysi tezgahlarına ulaşmak için iki kat yukarı çıktık.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu giysi kirli ve yıkanmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün gerçekten soğuk. Daha kalın giysi giymelisin yoksa üşütebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Annem yeni bir giysi yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Giysi giyerek bir saunaya girme düşüncesi düşünülemezdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben giysi giymiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Birkaç yeni giysi satın almalıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne sıklıkta giysi yıkıyorsunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Neden herhangi bir giysi giyinmiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Sam'la Yafet bir giysi alıp omuzlarına attılar, geri geri yürüyerek çıplak babalarını örttüler. Çıplak babalarını görmemek için yüzlerini öbür yana çevirdiler.
Translate from Türkisch to Englisch