Lernen Sie, wie man hücre in einem Türkisch Satz verwendet. Über 25 handverlesene Beispiele.
Tom John'un hücre arkadaşı idi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom benim hücre arkadaşımdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Koruma hücre kapısını kilitledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan onun hücre arkadaşlarından biriyle bir kaçış planı kurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Müdür Dan'ı hücre hapsine geri gönderdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu toplumda her kişi sağlıklı bir insan vücudunun bağışıklık sisteminde bir hücre gibidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kök hücre nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben Tom'un hücre arkadaşıydım.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir prokaryotik hücre.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir ökaryotik bir hücre.
Translate from Türkisch to Englisch
Glikoliz, hücre sıvısında meydana gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Hücre, fahişeler ve evsiz kadınlarla doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hücre erkeklerle doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hücre idrar kokuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hücre vücut kokusu kokuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom doğum gününü hücre hapsinde geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un hücre arkadaşı bir Kanadalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un hücre arkadaşı bir Kanadalıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hücre hapsinde.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un hücre arkadaşı bir ömür boyu hapis cezası yatıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami'nin hücre arkadaşı Müslüman'dı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve John hücre arkadaşı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hücre arkadaşına kaçış planını anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hücre arkadaşı silahlı soygun yüzünden hapis yatıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kanadalı bir hücre arkadaşım vardı.
Translate from Türkisch to Englisch