Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "hırsız"

Lernen Sie, wie man hırsız in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Onun bir hırsız olduğu ispatlandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız arabaya zorla girmek için bir tornavida kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız suçüstü yakalandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız bana vurdu ve gözümü morarttı ve daha sonra kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Eve girmeden önce, hırsız telefon hatlarını kesmiş.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız gözlerini o eve dikti.
Translate from Türkisch to Englisch

Şaşırtıcı şekilde, onun bir hırsız olduğu ortaya çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Odama bir hırsız girse, ona bir şey fırlatırım.
Translate from Türkisch to Englisch

İki polis bir hırsız tutukladı. Onlar onu Bayan Miller'in evine gizlice girerken yakaladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız arabaya girmek için bir tornavida kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un dışında herkes Mary'yi bir hırsız olmakla suçladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'yi hırsız olmakla suçladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gece gittiğinde hırsız alarmını açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir hırsız çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un hırsız olduğuna dair su götürmez kanıt var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, hırsız alarmı çalmaya başlamış olsa bile gazete okumaya devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir hırsız.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız hızlı koştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız, suçunu itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Eve bir hırsız girdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, hırsız olduğunu inkar etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız para ile uzaklaştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Evine bir hırsız girdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız eve daldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanık hırsız şimdi mahkeme huzurunda.
Translate from Türkisch to Englisch

Polisi görünce hırsız kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz yokken eve hırsız girmiş.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün, eve bir hırsız girdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O uyurken içeri bir hırsız girdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız fark edilmeden içeri girdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün dükkâna bir hırsız girdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız polise teslim edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız pencereyi kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece bir hırsız dükkâna zorla girdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız istemeyerek suçunu itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız hiçbir iz bırakmadan kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız yaşlı bir kadın olarak kendini gizledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız parayı vermesi için onu zorladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız, kadının çantasını çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız yakalanmaktan nasıl kaçınabildi?
Translate from Türkisch to Englisch

Dur! Hırsız!
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir hırsız değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir hırsız geçen ay bir markete girdi fakat polisin onu dün yakaladığını duydum.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız hızla koştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız pencereden girdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir hırsız olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben hırsız mıyım?
Translate from Türkisch to Englisch

Sence ben hırsız mıyım?
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız, kırık bir pencereden girdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir hırsız değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Hırsız kırık bir pencereden içeriye girdi.

Bill bir hırsız tarafından öldürüldü.

Tom hırsız olduğunu inkar etti.

Tom'un hırsız olmadığını nasıl bildin?

Hırsız kayıplara karıştı.

Uyandığımda odamda bir hırsız vardı.

Hırsız dediğini hatırlıyor musun?

Hırsız, polis arabasını görür görmez kaçtı.

Uyandığımda odamda bir hırsız gördüm.

Hırsız suçunu itiraf etti.

Hırsız eve bu kapıdan girdi.

Yavuz hırsız, ev sahibini bastırırmış.

Benim bir hırsız olduğumu mu düşünüyorsun?

Hırsız kimdi?

Bu, hırsız alarmı mı?

Hırsız gece geç saatlere kadar yatmamaya alışkın.

Onların hepsi hırsız.

Bir hırsız olduğumu düşünüyor musun?

Bugün yalancı, yarın hırsız.

Namlı kadın hırsız hiç yakalanmadı.

Hırsız ortaya çıkacak.

Hırsız, dürüst insanlara inanmaz.

Bir hırsız herkesin çaldığına inanır.

Hırsız camı kırdı.

Komşunun evine hırsız girdiğini duydun mu?

Hırsız başka ne aldı?

Tom'u bir hırsız olmakla mı suçluyorsun?

Hırsız karanlık antrede saklandı.

Biz piknik için dışarıda iken, bizim evin kilidi bir hırsız tarafından açıldı.

Hırsız, polisi gördüğünde, cüzdanı bıraktı ve kaçtı.

Alarm çaldığında hırsız kaçtı.

O dışarıdayken hırsız onun mücevherleriyle kaçtı.

Çok düşündükten sonra, hırsız itiraf etmeye karar verdi.

Hırsız arabamı çaldı.

Arabam bir hırsız tarafından çalındı.

Ben bir gezi için uzaktayken bir hırsız evime girdi.

Odamda bir hırsız bulmak için uyandım.

Hırsız pencereden eve erişim sağladı.

Tom'un bir hırsız olduğunu mu söylüyorsun?

Bir hırsız zorla içeri girdi ve bütün takılarımla kaçtı.

"Bana bir hırsız mı diyorsun?" "Evet kesinlikle."

Hırsız kaçtı ve polis peşinden koştu.

Param bir hırsız tarafından çalındı.

Tom ve Mary hırsız polis oyunu oynuyorlar.

Ben hırsız değilim, sen tanıksın!

Hırsız, suçunu kabul etti.

Hırsız dün gece mücevherleri çaldı.

Dur hırsız!

Hırsız, silahını polise doğrulttu.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch