Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "hız"

Lernen Sie, wie man hız in einem Türkisch Satz verwendet. Über 99 handverlesene Beispiele.

Şehirlerde hız sınırı 50 km / h dir.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehirlerde, hız saatte 50 km ile sınırlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom lunapark hız trenine bindi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un hız değişikliğine ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Polis onu yolun kenarına çektiği zaman hız limitinin üzerinde 50 ile gidiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom birazcık hız limitinin üzerinde sürerse vaktinde havaalanına yetişebileceğini düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hız yapmaktan yakalandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hız yapmaktan ceza aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bir hız yapma cezası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes hız limitine uyuyordu, bu yüzden ilerde muhtemelen bir hız tuzağı olduğunu biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Hız yapma kazalara neden olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Hız ölçmenin birkaç yolu vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Hız limitinin üzerinde gitme.
Translate from Türkisch to Englisch

Hız limitine dikkat etmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Arkadaşım aşırı hız yapmaktan tutuklandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Aşırı hız çoğunlukla kazalara neden olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Hız sınırını görmezden geldi ve çok hızlı sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Son zamanlarda Boston şehir merkezinde hız limitlerine uymayan sürücüler hakkında çok sayıda şikâyet oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Hız yapıyordun.
Translate from Türkisch to Englisch

Hız limiti saatte 60 mildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Belirtilen hız limiti saatte 55 mil olmasına rağmen Tom çok daha hızlı sürüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Hız limiti saatte 55 mil olmasına rağmen Tom çok daha hızlı sürüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom genellikle hız limitinin yaklaşık saatte 10 kilometre üzerinde sürer.
Translate from Türkisch to Englisch

Hız aracı Jack Robinson diyemeden önce kaydı ve bir kamyonun arkasına direkt çarptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hız sınırını aşmayın.
Translate from Türkisch to Englisch

Hız her şey değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Hız sınırı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok insan hız limitini aşıyor bu yüzden bu kabûl edilebilir olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hız sınırını da hiç aşmıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hız yaparken yakalandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom asla hız limitinin üzerinde sürmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok sürücü hız sınırının biraz üzerinde sürer.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç aşırı hız cezası aldın mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Burada hız limitinin ne olduğunu biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Hız limitinin ne olduğunu biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Araba yavaş yavaş hız kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tren hız kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hız kontrolünü açtı ve bir süre sahil boyunca gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

İşte bir hız arabası geliyor, geçelim!
Translate from Türkisch to Englisch

Hız sınırının üzerine geçmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch

Hız sınırının üzerinde gitmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hız göstergesine baktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Arabanız hız limitini aştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen hız limitini aşıyordun, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hız konusundaki tüm rekorları kırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom genellikle hız limitinin biraz üzerinde araç kullanır.

Asla aşırı hız cezası almadım.

Hız sınırına uyman gerekir.

Burada hız sınırı nedir?

Almanya'da otobanda hız sınırı yok.

Uzaktaki uğursuz bir fırtına hız ve güç kazanıyordu.

Hız limitini aşma.

Tom çoğunlukla hız limitinin biraz üzerinde sürer.

Hız trenlerini severim.

Araba hız limitini aşıyor.

Sen hız yapıyor muydun?

Onlar bu civarda bir sürü aşırı hız yapan sürücüleri yakalarlar.

O bir hız tutkunu.

Gözlerimden yaşlar hız kesmeden akıyordu.

Dikkat et! Bir hız kamerası var.

Hız sınırından daha hızlı sürmek tehlikelidir.

Hız öldürür.

Bu yolda hız sınırı nedir?

Hız treni gerçekten korkutucuydu.

Okul bölgelerinde hız kısıtlamalarını görmezden gelmeyi seçen sürücüler için sert cezalar var.

Bir sürü araba bu yolda gece gündüz hız yapıyor.

Unuttuğumuz hız sadece inanılmaz.

Motosikletçi hız sınırının üzerinde gitti.

Gürültü hız kesmeden devam etti.

Hız sınırını asla aşmadık.

Motosikletçi hız limitini aştı.

Kültür şoku genellikle duygusal bir lunapark hız treni olarak tanımlanır.

Hız limitinin otuz kilometre üzerinde gittiğim için bir polis tarafındn kenara çekildim.

Tom ona bir aşırı hız cezası veren bir polis tarafından kenara çekildi.

Tom ona hız yapma cezası veren bir polis tarafından kenara çekildi.

Yüksek hız pasif bir yetenektir. Bu, her zaman aktif olduğu anlamına gelir ve üzerinde herhangi bir enerji harcamak zorunda kalmazsınız.

Ben sık sık hız limiti üzerinde sürerim.

Ben sık sık hız limiti üzerinde araba sürmem.

Hız yapmaktan yakalandım.

Sami hız yapmak nedeniyle durduruldu.

Sami hız yapıyordu.

Sami saatte 60 mil hız yapıyordu.

Hız denetimi ile durabilir misin?

Hız nedeniyle ceza aldım.

Ben her zaman hız sınırının altında sürerim.

Birçok kişi bu yolda hız sınırının üzerinde sürüyor.

Tom hız için para cezasına çarptırıldı.

Müzakereler hız kesmeden devam ediyor.

Polis tarafından hız sebebiyle kenara çekildim.

Lunapark hız trenine binelim.

Hız kasislerine dikkat edin.

Hız tümseklerine dikkat et.

Sizce bu sayede bölgede reformlar hız kazanabilir mi?

Uzmanlara göre aksi takdirde hız kaybedilebilir.

Hız kesmeden devam etmeliyiz.

Halk ekonomik sıkıntılarla uğraşırken siyaset ve bürokrasideki makam arabası tutkusu hız kesmiyor.

Dün hız yaparken yakalandım.

Sürücü hız cezası aldı.

Hız sınırına uyun.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch